<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><rss xmlns:atom='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0' version='2.0'><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812</atom:id><lastBuildDate>Thu, 02 Sep 2010 18:04:05 +0000</lastBuildDate><title>Matematiği Sevdiren Adam</title><description>''matematikle barış zamanı''</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/</link><managingEditor>noreply@blogger.com (Necip Güven)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>192</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-5916243905714168457</guid><pubDate>Fri, 06 Aug 2010 07:40:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-08-06T01:01:12.956-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Matematik Eğitimi</category><title>Ey  Allahım,  Beni Yıkıcı Eleştirlerden Koru !</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_cndAF7VBLCA/TFu9E4oDaTI/AAAAAAAAAIY/0qQsfMRieX8/s1600/ELE%C5%9ET%C4%B0R%C4%B0.jpeg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 271px; height: 186px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_cndAF7VBLCA/TFu9E4oDaTI/AAAAAAAAAIY/0qQsfMRieX8/s320/ELE%C5%9ET%C4%B0R%C4%B0.jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5502199261380700466" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ELEŞTİRMEK KOLAYDIR , ZOR OLAN ÖNERİDE BULUNMAKTIR ! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazıda hayatın içinden bir konudan bahsedeceğiz. ``Eleştiri``Eleştiri hayatın bir gerçeğidir bazen de bir şeyin daha iyisini yapmak için elzem de olabilir.&lt;br /&gt;Hayatta yapıcı eleştirileri bir tarafa koyarsak genellikle insanları ``Eleştirenler ve Yapanlar ``diye ikiye ayırabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapıcı eleştiriyi bir kenar koyarsak (Çünkü yapıcı eleştiri bir birikim gerektirir.)Eleştiri yapmak çok kolaydır ve çoğunlukla sorumluluğu da yoktur. Ama bir şey yapmaya soyunmak sorumluluk ve risk almayı gerektirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;``Ama Hocam, bir taraftan bir şeyler yaparken öbür taraftan bazen siz de eleştirilerde bulunmuyor musunuz? `` dediğinizi duyar gibiyim.Yalnız bir şeyi daha iyi yapmak için yapılan eleştiri ile hem o konuda sorumluluktan kaçıp hem de eleştirmeyi bir tutamayız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela, cerrah ile katilin ellerinde kesici aletler bulunur.Cerrah kesme işlemiyle hastaya hayat verirken katil insan hayatına son verir.Cerrah iyi , katil kötü bir iş yapmış olur.Biz de eleştirileri yaparken bu ayrıma dikkat edersek eleştirirken daha az hata yapmış oluruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, eğitim konusunda eleştiri yaparken olayı kişiselleştirmemeye dikkat etmeye çalışırım.Çünkü hepimiz aynı gemideyiz.Bazen bir konuda daha doğruyu bulmak için yapıcı eleştiri zorunlu da olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eleştiri yaparken şunu da unutmamalıyız.Aslında hiç birimiz hatasız ve sütten çıkmış ak kaşık değiliz.Ama hiç olmazsa iyi niyetli olmak için elimizden gelen çabayı göstermeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ELEŞTİRİ YAPMAK ÇOK KOLAYDIR !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şeyi eleştirmek çok kolaydır. Önemli ve zor olan daha iyiyi yapabilmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir zamanlar bir ülkede çok büyük bir ressam yaşıyormuş. Bu usta sanatının inceliklerini öğretmek için kurs açmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kursta bulunan öğrencilerden azimli ve istekli öğrencilerden biri ustasından aldığı derslerden sonra bir gün ustasından   Ustacığım, sizden aldığım derslerden sonra sanatınız inceliklerini öğrendim ; ustalık belgemi alıp sanatımı icra etmek istiyorum.   demiş.Usta   Delikanlı, şimdi senden acele etmeden en güzel resmini yapıp getir.   demiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delikanlı, gece gündüz çalışarak itina ile yaptığı resmi ustasına getirmiş. Ustası,   Şimdi bu resmi al ve şehrin en işlek meydanına as    demiş. Resmin altına da   Bu resmi incelemeleri için astığını, hatalı görülen yerlere X (çarpı) işareti koymalarını rica ettiğini yaz.   diye eklemiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç ressam ustasının dediğini yapmış. Ustası, birkaç gün sora çırağından resmi astığı yerden getirmesini istemiş. Genç ressam resmin yanına vardığında tam bir hayal kırıklığına uğramış. Çünkü resmin her tarafı X (çarpı) işaretleriyle doluymuş. Üzüntüyle resmi alarak ustasına götürmüş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ustası, genç ressamı teselli ederek tekrar bir resim yapmasını istemiş. Genç ressam tekrar gece gündüz ve itina ile çalışarak bir resim daha yapmış. Ustası resmi yine aynı yere asmasını istemiş. Yalnız bu sefer resmin yanına boya ve fırça koymasını, altına da   Bu resmi incelemenizi, hatalı bölümler varsa alttaki fırça ve boya ile düzeltilmesini rica ediyorum.   yazısını eklemesini söylemiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç ressam ustasını dediklerini yaparak resmi aynı yere asmış.Ustası, genç ressamdan birkaç gün sonra gidip resmi getirmesini istemiş. Resmin yanına varan genç ressam gördükleri karşısında şaşkınlığa uğramış. Çünkü resmin üzerinde hiç X (çarpı) işareti yokmuş, koyduğu boya ve fırçaya da hiç dokunulmamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu manzara genç ressamı sevindirmiş ve kendine güveni tekrar gelmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ustasının yanına vardığında   Evladım, bu gün öğrenmiş olduğun dersten sonra artık eğitimin tamamlandı.   demiş. Genç ressam ustasından bu iki durumu açıklamasını istemiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ustası   Evladım, yalnız işinde ustalaşman yeterli değildir. İnsanlara fırsat verildiğinde o konuda bilgisi olup olmadığına bakmadan eleştirmekten geri durmayacaklarını da öğrenmen gerekiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk resimde onlar bu fırsatı verdiğimiz için o konuda bilgileri olmadığı halde gözleri kapalı resmin her yerini X (çarpı) işaretleriyle doldurdular. Çünkü yaptıkları eleştiriler onlara hiçbir sorumluluk yüklemiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama aynı insanlardan buldukları hataları düzeltmeleri istenince bunu yapamadılar. Çünkü bir şeyi eleştirmek çok kolaydır. Önemli ve zor olan daha iyiyi yapabilmektir.'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Bir konuda eleştiri de bulunanlar ağaçları budayan bahçıvanlara benzerler.Usta bahçıvanların budadığı ağaçlar kısa zamanda serpilip bol meyve verirken acemi bahçınaların budadığı ağaçların gelişimleri sekteye uğrar, meyveleri azalır.Hatta daha kötüsü, bazı bilinçsiz bahçıvanların budadığı ağaçlar yanlış budama yüzünden kuruyabilir.Kısaca usta bahçıvanlar genç ağaçlara hayat verirken acemi bahçıvanlar da bilinçsiz budama yüzünden bir çok genç ağacı kurutur.Necip GÜVEN ''    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey Acemi Bahçıvan Makasların Kırılsın !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eleştiriler,eleştiriler&lt;br /&gt;Yapıcı eleştiriler.&lt;br /&gt;Eleştiriler,eleştiriler&lt;br /&gt;Yıkıcı eleştiriler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ustalarım makaslarla&lt;br /&gt;Kuru dalım buduyor.&lt;br /&gt;Vurulan her makas&lt;br /&gt;Bana hizmet ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eleştiriler,eleştiriler&lt;br /&gt;Yapıcı eleştiriler.&lt;br /&gt;Eleştiriler,eleştiriler&lt;br /&gt;Yıkıcı eleştiriler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar usta bahçıvan&lt;br /&gt;Bense yedi gülveren.&lt;br /&gt;Ülkeme hizmet eder&lt;br /&gt;Köklerime su veren.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eleştiriler,eleştiriler&lt;br /&gt;Yapıcı eleştiriler.&lt;br /&gt;Eleştiriler,eleştiriler&lt;br /&gt;Yıkıcı eleştiriler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acemi bahçıvanlar&lt;br /&gt;Canlı dalım kesiyor.&lt;br /&gt;Vurdukları her makasta&lt;br /&gt;Hafakanlar basıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eleştiriler,eleştiriler&lt;br /&gt;Yapıcı eleştiriler.&lt;br /&gt;Eleştiriler,eleştiriler&lt;br /&gt;Yıkıcı eleştiriler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durun ey acemiler&lt;br /&gt;Beni siz budamayaın.&lt;br /&gt;Ağlıyorum zaten ben&lt;br /&gt;Bir de siz ağlatmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eleştiriler,eleştiriler&lt;br /&gt;Yapıcı eleştiriler.&lt;br /&gt;Eleştiriler,eleştiriler&lt;br /&gt;Yıkıcı eleştiriler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey acemi bahçıvan&lt;br /&gt;Maksların kırılsın.&lt;br /&gt;Mahkemeler kurulup&lt;br /&gt;Senden hesap sorulsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eleştiriler,eleştiriler&lt;br /&gt;Yapıcı eleştiriler.&lt;br /&gt;Eleştiriler,eleştiriler&lt;br /&gt;Yıkıcı eleştiriler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahçıvanım Dürdane,&lt;br /&gt;Bir tanesin, bir tane.&lt;br /&gt;Bahçıvanım Müyesser,&lt;br /&gt;Bıraktın büyük eser.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahçıvanım Gökhan Bey&lt;br /&gt;Maraşın efendisi , güzel ağabey.&lt;br /&gt;Bahçıvanım Basri Hocam&lt;br /&gt;Sayende tüter bacam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eleştiriler,eleştiriler&lt;br /&gt;Yapıcı eleştiriler.&lt;br /&gt;Eleştiriler,eleştiriler&lt;br /&gt;Yıkıcı eleştiriler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahçıvanlık mesleği&lt;br /&gt;Sevgi , özver ister.&lt;br /&gt;Yanlış vurursan makası&lt;br /&gt;O taze fidan biter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eleştiriler,eleştiriler&lt;br /&gt;Yapıcı eleştiriler.&lt;br /&gt;Eleştiriler,eleştiriler&lt;br /&gt;Yıkıcı eleştiriler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey acemi bahçıvan&lt;br /&gt;Kaç fidanı kuruttun.&lt;br /&gt;Dinle fidanın derdini&lt;br /&gt;Eğit biraz kendini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eleştiriler,eleştiriler&lt;br /&gt;Yapıcı eleştiriler.&lt;br /&gt;Eleştiriler,eleştiriler&lt;br /&gt;Yıkıcı eleştiriler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey acemi bahçıvan&lt;br /&gt;Maksların kırılsın.&lt;br /&gt;Mahkemeler kurulup&lt;br /&gt;Senden hesap sorulsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip GÜVEN Eskişehir 25 Temmuz 2010&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÖRT MAHALLELİ KASABA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük bir kasabanın dört ayrı mahallesi varmış. Birinci mahallede   Evet ama lar   yaşıyormuş.   Evet ama lar   ne yapılması gerektiğini bildiklerini düşünürlermiş. Yapma zamanı geldiğinde ise "evet, ama" diye cevap verirlermiş. Cevapları hep yanlış olurmuş. Suçu başkalarına atmakta da ustaymışlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci mahallede   Yapıcam`lar   yaşarmış. Ne yapacaklarını bilirlermiş. Kendilerini yapacakları şeye adım adım hazırlarlarmış, ama yapacakları sırada şanslarını kaçırdıklarının farkına varırlarmış. Bu mahallede insanların dizleri dövülmekten yara bere içindeymiş. Yaşamı ertelememek için verdikleri kararı bile ertelerlermiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü mahallede yaşayan   Keşkeci`lerin   hayatı algılama güçleri mükemmelmiş. Neyin yapılması gerektiğini daima en isabetli şekilde bilirlermiş ama, her şey olup bittikten sonra. Keşke`cilerin de başları kanarmış hep, duvarlara vurmaktan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kasabanın en yeşil bölgesinde, en güzel evlerin olduğu mahallede ise   İyikiyaptım`lar  otururmuş.  Keşkeci`ler   bu mahallede yürüyüşe çıkar, etrafa hayranlıkla bakarlarmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapıcam`lar Keşkeci`lerle birlikte bu mahallede yürüyüşe çıkmak ister ama bir türlü fırsat bulamazlarmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evetama`lar ise mahallenin güzelliğini görmek yerine, ağaçların gölgelerinin yeterince geniş olmadığından, güneşin daha erken saatte doğması gerektiğinden şikayet ederlermiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyikiyaptım mahallesindeki insanların kusuru da, beyinlerinde mazeret üretme merkezlerinin olmayışıymış!.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denize Düşen Yılana Sarılır ! ( Tayfun Usta )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskişehir’i tanıyanlar iyi bilir; Bursa’dan Eskişehir’e gelirken çevre yolu üzerindeki Anadolu Üniversitesinden Eskişehir Otogarına giderken çevre yolunun iki yanında oto tamircileri yer almaktadır.Otobüs firmaları da bizim bulunduğumuz yere Yanık Kahve durağı der.İşte ben o Yanık Kahve mevkiinde oto elektrik ve akü tamiri işiyle uğraşan Tayfun Ustayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip Hocam, yaklaşık 10 yıldır bizim yakınımızda oturur ve çevre okullarda görev yapar.Dükkanım onun yolu üzerinde olduğu için aşağı yukarı her gün dükkanlarımızın önünden geçer desem her halde yalan olmaz. Dükkanımızın önünden devamlı geçen Necip Hoca’mın çevremde vurduğumuz etiket ‘’Deli’’ dir.Yıllarca ben de insanlar ‘’Deli’’ dediklerine göre vardır bir bildikleri diyerek ben de topluma uydum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ta ki Kasım 2009’un başına kadar bu durum devam etti.Geçen gün ilk okul 4.sınıfa giden oğlum Ufuk’un matematik ödevi olarak mavi, kırmızı, sarı, yeşil toplar var.Şu şundan, şu da şundan, o da şundan şu kadar fazla ve toplamları şu kadar şeklinde matematik sorusunu çözmem için getirmesine kadar devam etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Problemi çözmek için saatlerce uğraşmama rağmen bir türlü çözemedim. Çevremdeki tamirci arkadaşlara hatta üniversiteye giden öğrencilere kadar kime sorduysam çözemedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalan söylemeyeyim bir üniversite öğrencisi bir saate yakın uğraşarak sonuca ulaştı ama ‘’Soruyu nasıl çözdün ?’’ sorusunun cevabını veremedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün sabah bizim yanımızda lakabı ‘’Deli’’ olan Necip Hocam dükkânımın önünden geçtiğini gördüm.’’Denize düşen yılana sarılır.’’ Sözündeki gibi son ümit olarak Necip Hocamın arkasından koştum ve onu bakkalda yakaladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz da heyecanla ‘’Hocam, vaktiniz varsa bir soru soracağım.’’ dedim.O ise benim aksime sakin bir şekilde ‘’Sor bakalım.’’ dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soruyu ona da sordum.Cebinden kalemi çıkararak bizden boş bir kağıt istedi. Problemin mantığını ve çözümümün başka yollarını da anlatarak 30 saniye içinde verdiğim soruyu çözdü.Bir soru daha sordum, en ince ayrıntısına kadar açıklayarak onu da çözdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çözmek ne kelime problemin mantığını eşime ve çocuğuma nasıl anlatmam gerektiğini de açıkladı.Biraz önce önümde dev gibi duran matematik sorusu adeta bir cüceye dönüşmüştü. Dün üniversite öğrencisinin çözemediği bir sorunun aslında ilk okul mezunu olan benim bile anlayabileceğim kadar basit bir soru olduğunu gördüm ve daha önce çözemediğim için hocamdan utandım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim yıllardır ‘’Deli’’ diye gülüp geçtiğimiz ve birazcık dinleme zahmetine katlanmadığımız Necip Hocam çok kısa süre içinde kendisi ve matematik hakkındaki ön yargılarımı paramparça etmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen ‘’Hocam, yazdığınız kitabı görebilir miyim ?’’ diyerek ilk yazdığı kitabı istedim. Çantasından ‘’Matematikle Barışıyorum’’ adlı kitabını çıkardı.Kitabın kapağını görünce şaşkınlığım bir kat daha arttı. Bizim hocamla ‘’Deli’’ diye dalga geçtiğimiz süre içinde hocamın kitabı 3. baskıyı yapmıştı.Hemen parasını verip kitabı aldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu anda ilk okul 1. ve 4.sınıfa giden iki çocuğum var. Bu zamana kadar onlara matematik çalıştırmak eşime ve bana ölüm gibi geliyordu.Hocamı tanıdıktan sonra ise oyun gibi gelmeye başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl oyun olmasın ? Necip Hocam bana 4 takım tavla pulu aldırdı ve ‘’Bundan sonra matematiği oyun şeklinde öğreneceğiz.’’ dedi.Yazımın başında ‘’Denize düşen yılana sarılırmış.’’ dedim ama matematikte bana el uzatacak dost hemen yanımda imiş.Bunu geç te olsa anladım ama bedeli biraz ağır oldu. ( Oto Elektrikçi Tayfun Usta ) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ASLA VAZGEÇME !&lt;br /&gt;KENDİNİ YORGUN HİSSETSEN BİLE,&lt;br /&gt;BAŞARI SENDEN KAÇSA BİLE&lt;br /&gt;BİR HAYAL YOK OLSA BİLE,&lt;br /&gt;GÖZ YAŞLARIN GÖZLERİNİ YAKSA BİLE,&lt;br /&gt;KİMSE GAYRETİNİ FARK ETMESE BİLE,&lt;br /&gt;NANKÖRLÜK ÖDÜLÜN OLSA BİLE,&lt;br /&gt;ANLAYIŞSIZLIK SENİ GÜLMEKTEN ALIKOYSA BİLE&lt;br /&gt;HATTA ;&lt;br /&gt;HER ŞEY ANLAMSIZ OLSA BİLE,&lt;br /&gt;YİNE ASLA VAZGEÇME!&lt;br /&gt;SABIRLI OLMAN GEREKTİĞİNİ UNUTMA!&lt;br /&gt;VAZGEÇMEMEK YAPABİLMENİN %95 İDİR.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biiti kabus , geldi ümit çağları,&lt;br /&gt;Hep birlikte budayalım bağları.&lt;br /&gt;Sen, ben, o güçsüzüz amma&lt;br /&gt;Biz olursak oynatırız dağları.( Necip GÜVEN )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip GÜVEN Eskişehir 06 Ağustos 2010&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-5916243905714168457?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/08/ey-allahm-beni-ykc-elestirlerden-koru.html</link><author>noreply@blogger.com (Necip Güven)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_cndAF7VBLCA/TFu9E4oDaTI/AAAAAAAAAIY/0qQsfMRieX8/s72-c/ELE%C5%9ET%C4%B0R%C4%B0.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-8788051949716634956</guid><pubDate>Thu, 22 Jul 2010 05:38:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-07-21T22:41:39.969-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Matematik Eğitimi</category><title>Biyolojiyi Sevdiren Güler Yüzlü Adam !</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_cndAF7VBLCA/TEfZ2vTMPEI/AAAAAAAAAHM/9QWEzrD8arY/s1600/Kurba%C4%9Fa.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 159px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_cndAF7VBLCA/TEfZ2vTMPEI/AAAAAAAAAHM/9QWEzrD8arY/s320/Kurba%C4%9Fa.gif" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5496601404662103106" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biyolojiyi Sevdiren Güler Yüzlü Adam ( Kubilay İpek )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanılmıyorsam 2002 ekim-kasım aylarıydı. Okulumuzdaki bir çok öğretmen arkadaş gibi bana da sağlık çalışanları alımı sınavında görev verilmişti. Sınavın yapılacağı okula gittik. Sınav vakti yaklaşınca görevliler bize ikişer ikişer (salon başkanı, gözetmen ) kimlerle görev yapacağımızı bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınav salonuna varınca karşıma o her zamanki haliyle mütebbessim yüzlü genç bir meslektaşla karşılaştım. Bir birimize kendimizi tanıtma sonucunda bu sımsıcak gülüşlü genç eğitimcinin Biyoloji Öğretmeni Kubilay İPEK olduğunu öğrendim.Sınav öncesi yaptığımız kısa sohbette aynı yolun yolcusu olduğumuzu öğrendik.Bir birimizin telefonlarını aldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O sınav sonucu aldığımız ücret daha önceki sınavlara göre çok iyiydi ; bu yüzden tüm arkadaşların yüzü gülüyordu. O görevli öğretmenlerin içinde belki de en çok sevinen bendim.Aldığımız sınav ücreti için mi? Yok canım, o para çok ta olsa bitmişti fakat o sınav benim Kubilay İPEK gibi genç bir eğitimci ile tanışmama neden olmuştu.Tanışma o tanışma bir daha bir birimizle irtibatı hiç kesmedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kubilay Hocam ‘’Matematikle Barışıyorum ‘’ kitabımın taslağını inceler misin dediğimde nazlanmadan kabul etti, kısa sürede okuyarak yorumunu yazdı.Kitabımın basımı için yayın evleriyle iletişim kurdum.Bir yayın evi altı ay sonra ‘’Kitabını basmaya karar verdik.’’ dedi.Ben de doğal olarak sevinmiştim.Kitabın eylül ayına yetişip yetişmeyeceğini sordum , yetişmeyeceğini söyledi.Ne zaman basılabileceğini sorduğumda onun da belli olmadığını söyledi.Kitabı öne almak için aracı koyduğumda da yayın evinin editörü olan bayan ‘’Hocam, sizin herhalde aceleniz var.’’ dedi.’’Evet.’’ dedim. ‘’O zaman kitabınızı alıp istediğiniz yayın evine bastırın.’’ dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabı bastırmak için yayın evi ve sponsor arama çabaları sonuçsuz kalınca eğitimci yazar Canten KAYA Bey ‘’Senin kitabı Manisa’da benim kitaplarımda bir çoğunu basan ‘’Renk Yayınlarına’’ bastıralım.’’ dedi.Yayın evi ile görüşmemizde ‘’Arkadaşlar, kitabın basım hazırlıklarına başlayın ; ben son defa sponsor arayayım.’’ dedim.Para konusunu siz hiç kafanıza takmayın, ben en kötü ihtimali düşünerek bir bankayla kredi konusunu konuştum.’’ dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son sponsorluk arama sonuçları da boş çıkınca bankaya kredi için baş vurdum. Banka bir kefil istiyordu.’’Kubilay Hocam, bana kefil olur musun?’’ diye sorunca bir an düşünmeden ‘’Haydi, hemen bankaya gidelim.’’ dedi.İki yılda ödemek üzere aldığım krediyi yayın evine göndererek kitabı bastırdım.Fakat sıkıntılar içinde geçen o iki yılda Kubilay Hoca’mı da sıkıntıya sokmamak için çok dua ettim.İki yıl sonuda kredi ödemeleri bitince ‘’Yarabbi sana çok şükürler olsun !’’ diyerek derin bir ‘’Oh!’’ çektim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kubilay Hoca’m bu konu dışında da ne zaman sıkışsam ‘’Hızır’’ gibi imdadıma yetişmiştir.Ortanca oğlum Yasin’in sayısal derslerle arası önceleri hiç iyi değildi.İşin kötü yanı da gözü de ‘’Mimarlık’’ mesleğinden başkasını görmüyordu.( Şimdi de öyle ya…)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayısal derslerden olan biyolojideki sıkıntısını Kubilay Hocam’a açtığımda yine insanın içini ısıtan o sımsıcak gülüşüyle ‘’Hiç sorun değil, seni onu bana bir gönder.’’ dedi.Kubilay Hoca’nın Yasin’e olumlu etkisi daha ilk derste kendini belli etmişti.Elinde sihirli bir deynek mi vardı acaba? Çok kısa bir sürede Yasin’in biyoloji fobisi kayboldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de ‘’Kubilay Hoca’m sen de biyolojiyi sevdirme konusunda kitap hazırlamaya başla , elime ilerde imkan geçtiğinde bu kitabın basımını ben üstleniyorum.’’ dedim.Sözümü hiçbir zaman unutmadım, bu konuda da çok kararlıyım.İtiraf edeyim ki bir çok konuda ‘’Kubilay Hoca’m’’ benden daha yetenekli.Aşağıdaki yazıları okuduğunuzda Kubilay İPEK Hocam’ın ne kadar yetenekli olduğunu siz de göreceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’Ama siz kitap yazmışsınız o daha kitap yazmamış, bunun nedeni nedir? Kubilay Hoca’m benden zeki ama şimdilik benim kadar ‘’deli’’ değil.İşe bakın; Kubilay Hoca’m gibiler bana işin inceliklerini anlatıyor.Ben ise önce bu olayı bilgisayarda yazdırıyorum, sonra da ‘’Bu yazıyı acele olarak benim elektronik postama gönder!’’ diyorum.Bu yazıları bir araya toplayarak kitap yazıyorum.Bana ‘’yazar’’, Kubilay Bey’e ise Hoca’m diyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnşaallah, çok yakında bir gün kitapçıların raflarında ‘’Biyolojiyi Çok Seviyorum’’ veya buna benzer bir kitap görürseniz yazarına hiç bakmayın sakın! Çünkü orada ‘’Kubilay İPEK’’ yazacak.Haydi Kubilay Hoca’m sana buradan sesleniyorum. ‘’Kitabını bitirmediysen hemen tamamla, Türkiye senin o harika kitabını bekliyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kubilay Hocam, seni tanıdığım için çok şanslıyım.İyi ki varsın! Unutma ülken senden çok şey bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’NELERİN YANLIŞ YAPILDIĞINI ÖĞRENİYOR OLMAK, DOĞRULARI YAPMAYA DOĞRU ATILAN BİR İLK ADIMDIR. Necip GÜVEN’’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KUBİLAY HOCAM'DAN ALDIĞIM EN BÜYÜK DERS !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani bu ülkede dinazorlar vardır ya, hani onlar 25-30 yıllık öğretmenliklerine güvenerek daha az kıdemli öğretmenlere tepeden bakarak adeta ''Karşı dağları ben yarattım.'' pozlarında burunlarından hiç kıl aldırmazlar ya.İtiraf ediyorum ki malesef 25 yıllık fiili meslek hayatımda bir türlü dinazor olamadım.25 yıllık fiili eğitimcilik hayatımda benden kıdemce büyük olanlardan çok dersler almakla birlikte mesleğinin ilk yıllarında olmasına rağmen pırıl pırıl genç rehber öğretmenlerimizden ve gibi pozitiflikte benden çok önde olan   Kubilay Hocam'dan çok güzel dersler aldım.Bu derslerden en çarpıcı olanını anlattığında çok hoşuma gitti ve bunu yazmasını istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kubilay Hocam'ın bu reçetesini hangi öğrenci grubuna uyguladım ise çok iyi sonuçlar aldım.Hatta o zaman bu olayı Prof.Dr.Orhan Lisesinde Edebiyat Öğretmeni olarak çalışan Atike BIÇAKÇI Hanıma da anlatmış ve yazıyı vermiştim.Atike Hanım da bana ''Necip Hocam, Kubilay Hoca'mın yazısını dersine girdiğim öğrencilerle paylaştım.Benim öğrencilerim de ''Çok Doğru'' diyerek etkilendiler.O zamandan bu günlere Kubilay Hocamın bu metodunu ben de matematikten nefret eden öğrencilere uyguluyorum.Bu zamana kadar uyguladığım öğrencilerden Kubilay Hocamın dediklerine itiraz eden tek bir öğrenci bile görmedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lafı daha uzatmadan Kubilay Hocamın bu olayını ve ''Biyoloji Dersini Sevme '' ile ilgili yazılarını birlikte okuyalım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇOCUKLAR NE OLUR BANA ROL YAPMAYIN !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskişehir Atatürk Anadolu Meslek ve Endüstri meslek lisesi Biyoloji öğretmeniyim.2003-2004 eğitim öğretim yılında sınıf öğretmenliği dersinde başarısızlığı fazla olan öğrencilerime yaptığım konuşmadır. Bu konuşmam sonunda öğrencilerim bana hak verdi ve bazılarında olumlu yönde değişmeler gözlemledim.&lt;br /&gt;..............................................................................................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derslerinizde çok başarısızsınız! Karnelerinizi alıp evlerinize gittiğinizde sizi azarlayacaklar ve hakaret edecekler. Hatta size aptal, geri zekâlı diyecekler. Okuldaki öğretmenleriniz size tembel, hiçbir işe yaramaz, bir şeyi anlayamayan öğrenciler gözü ile bakacaklar. Ama siz ne aptal, ne geri zekalı, ne anlayışsız kişilersiniz. Bunu bana yutturamazsınız. Siz etrafınıza böyle görünmek için bilerek rol yapıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir insan aptal veya geri zekâlı ise şunları yapamaz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Evinden okula gelip tekrar evine gidemez. Siz gidiyorsunuz!&lt;br /&gt;2.Cep telefonlarının bütün özelliklerini öğrenip kullanamaz. Siz maşallah!&lt;br /&gt;3.Internet salonlarında bilgisayar kullanamaz. Siz onda da bizi yaya bırakıyorsunuz!&lt;br /&gt;4.Alışveriş yaparken para verip üstünü alamaz. Siz alasını yapıyorsunuz!&lt;br /&gt;O zaman sadece çevrenizdekilerin sizi böyle görmesi için rol yapıyorsunuz. Çünkü bu sayede pek çok sorumluluğu ve yapmanız gereken işleri yapma zahmetinden kurtuluyorsunuz. Ama beni kandıramazsınız. Zaten rolünüzü de hiç iyi oynayamıyorsunuz. İstediğiniz zaman çok zor olan şeyleri bile başarabileceğinizi biliyorum.Hadi rol yapmayı bırakın ve kendiniz olun !!!…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kubilay İPEK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BİYOLOJİYİ SEVEBİLİRSİNİZ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          Okul hayatında öğrencilerin en fazla şikayet ettiği konuların başında dersi sevmemeleri gelir.Bu önyargılardan, başkalarının anlattıklarından, ders saatinden veya öğretmenin davranışlarından kaynaklanabilir.Ancak her ne olursa olsun bunda dersin, konuların veya içeriğinin hiçbir suçu yoktur.En iyi savunmalardan biride “ileride bunlar ne işimize yarayacak” cümlesidir.Öğrencilere sorduğumuzda sevmedikleri derslerin başında Matematik, Fizik, Biyoloji gelir.Ama ne olacaksınız derseniz Doktor, Mühendis, Pilot vs. cevabını alırsınız.Sevmediği bir dersin uzmanlığını nasıl yapacaklar? Yapmayacaklar.En iyi yol hedef değiştirmek.Farklı bir alan seçmek; mesela futbolcu, kamu işçisi, memur vs.&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;Bunları yazmamın sebebi şuydu :İsmi ne olursa olsun dersi sevmek bizim elimizde(Önce bunu anlamak lazım!)&lt;br /&gt;Peki nasıl seveceğim? Cevap : Anlaşılır,kolay akılda kalır ve eğlenceli hale getirerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ders kitaplarında çok sıkıcı cümleler vardır ve öğretmenler genelde kitabı okutur.Okuyan dahil herkes içi geçerek dinler veya dinlermiş gibi yapar.&lt;br /&gt;Anlatan da dinleyen de şu ders bitse de dışarıya çıksak diye düşünür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama ben de Necip Hocam gibi dersi ilginç hale getirmek için neler yapabilirim diye düşünürüm.Daha sonra düşündüğüm şeyi sınıftaki öğrencilerimle paylaşırım.Sınıfta adeta küçük çaplı bir beyin fırtınası ortamı olur.Bazı öğrenciler normal katkılar yaparken bazı öğrencilerin önerileri sınıfta gülüşmeler hatta bazen kahkahalara dönüşür.Dışarıdan bizi izleyen birisinin bizim biyoloji dersi işlediğimize inanması mümkün değildir.Öyle ya canım , güya biyoloji çok sıkıcı ve gıcık bir derstir. &lt;br /&gt;Yoksa hiç bir ders aslında sıkıcı değil de onu biz mi sıkıcı veya sevimli hale getiriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi Biyoloji derslerimden örnek verecek olursam bu zaman kadar benim biyoloji dersime giripte ''Biyoloji dersi çok sıkıcı geçiyor.'' diyen bir öğrenciye rastlamadım.Ben öğrencilerime biyoloji öğretmeye çalışmıyorum.Benim amacım onlara dersi sevdirmektir.Biliyorum ki her öğrencim kendine has farklı yeteneklere sahip değişik renklerde açan çok değerli nadide çiçeklerdir.Nasıl topraktaki çiçek tohumları ancak sıcak ortamlarda toprağın altından baş gösterip çiçek açarsa benim nadide çiçeklerim   sevgi ortamında kabuğunu kırarak gerçek potansiyelini ortaya çıkarabilir.Eğer kendinin ve kişiliğinin tehdit  altında olduğunu düşünürse kaplumbağanın kabuğuna çekildiği gibi kabuğuna çekilir ve yeteneklerini gizler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, tekrar ediyorum.Benim görevim onlara dersi öğretmek değil sevdirmektir.Eğer dersi sevdirebilirsem bir çok kaplumbağanın  kabuğundan başını çıkarak ilerleyeceğini öğretmenlik hayatımda yaşadığım bir çok ilginç olay gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biyoloji dersini sevdirmek ve öğretmek için öğrencilerin de katkıları ile geliştirdiğimiz bir çok ilginç uygulamamız vardır.Bu yazıda bu konu ile ilgili sadece küçük örnekler vermek istiyorum.&lt;br /&gt;        &lt;br /&gt;11. Sınıf biyoloji konusu Endokrin sistem Hipofiz bezi hormonları : &lt;br /&gt;        &lt;br /&gt;1.Adrenokortikotropik Hormon(ACTH):Böbrek üstü bezlerini uyararak hormon salgılamalarını sağlar.&lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;2.Lüteotropik Hormon(LTH veya Prolaktin) : Süt bezlerini uyararak süt yapımını sağlar ve annelik duygusunu güçlendirir.  &lt;br /&gt;        &lt;br /&gt;3.Folikül uyarıcı Hormon(FSH): Yumurtalıklarda folüküllerin gelişmesini ve yumurta hücresi oluşmasını sağlar.&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;Bunun gibi daha birçok hormonun adı görevini bilmek zorundayız.Ben bunu daha değişik sunacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.AcıTanHormon;Çocuk bisikletinden düşmüş BÖBREĞİNİ AcıTmış.&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;2.LaTifeHormonu;Latife hanım yeni doğum yapmış ve şefkatle çocuğunu emziriyor&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;3.Folyokyumurta yok Hormonu:Fol tavukların yumurtladıkları yer folükül vücutta yumurtanın yapıldığı yer.Bu yoksa yumurtada yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgiler ve Başarılar.......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kubilay İPEK Biyoloji Öğretmeni   08  Temmuz.2010  Eskişehir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-8788051949716634956?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/07/biyolojiyi-sevdiren-guler-yuzlu-adam.html</link><author>noreply@blogger.com (Necip Güven)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_cndAF7VBLCA/TEfZ2vTMPEI/AAAAAAAAAHM/9QWEzrD8arY/s72-c/Kurba%C4%9Fa.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-2702094414741638904</guid><pubDate>Mon, 05 Jul 2010 21:24:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-07-11T12:47:15.824-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Matematik Eğitimi</category><title>Öğrenciler ( X)'ten  Neden Korkarlar ?</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.itusozluk.com/img.php/dbf6639ab5437d979b6288c601f20f0811396/x"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 427px; height: 383px;" src="http://www.itusozluk.com/img.php/dbf6639ab5437d979b6288c601f20f0811396/x" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Önceki yıllarda emekli sınıf öğretmeni Süleyman ÇAYIRLI Hocama ``Hocam, öğrenciler ( X ) İks ten neden korkuyor.`` diye sormuştum. Cevabı bana da çok mantıklı gelmişti. ``Necipçiğim, biliyorsun ki alfabemizde 29 harf vardır, bunların içinde de (X) İks diye bir harf yoktur.Öğrencilerin karşısına orta okulda birden çıkınca öğrenciler de bocalıyor.`` demişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bu açıklama üzerinde yıllarca düşündüm, düşündükçe Süleyman ÇAYIRLI Hocama daha da hak verdim.Bu olay daha ısınmadan sahaya çıkan bir sporcu en ufak zorlama karşısında lif çekmesi türünden sporcu sakatlıkları ile karşılaşıyor.Öğrenciler de daha (X) İksin mantığını öğrenmeden matematik sahasına dalınca birden bocalayıp kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 Ağustos 2008 akşamı sitemize yorum bırakan Cüneyt KARA kardeşimiz de ``Yaşım 20 , matematik öğrenmek için herşeyi yapıyorum ama inanın anlamıyorum. Örneğin bana ‘X’ hep çok saçma gelmiştir.`` diyerek bu tezimizi doğruluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de (X) İKS’in mantığından bahsedilmeden, yani ısınma hareketleri yapmadan başlanan bu öğretimin baştan iflas ettiğini düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana ( X ) `` İKS’in bir mantığı var mıdır? `` diye sorsanız , size ``Evet ( X ) İKS’in de bir mantığı vardır.`` derim.Ben denklemleri hep gözümde pazarcı terazisine benzetmişimdir.&lt;br /&gt;Bir taraf Kğ (Ağırlık ) , öbür taraf terazinin karşı kefesidir. = ( Eşttir) çizgisi ise iki tarafın dengesini ayarlar.Nasıl bir terazinin kefesine konan meyveler arttıkça karşı kefedeki ağırlıklar artar.Meyveleri azalttıkça da karşı kefedeki ağırlıklar azalır.&lt;br /&gt;O zaman ısınma turlarında ( X ) İKS’in mantığını nasıl anlatmalıydık?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnek olarak ( X = y + 40) ifadesini ele alalım.Ben olsaydım önce bu işlemi sınıfta canlandırırdım.Örnek olarak sitemize yorum yazan Volkan ve Cüneyt` i ele alalım.&lt;br /&gt;( X ) İks yerine Volkan , y yerine de Cüneyt derdim.Denklemi tekrar tahtaya yazardım.Volkan = Cüneyt + 40, Bu denklem bana neler anlatıyor bakalım.Olayı şöyle geliştirirdim.``Arkadaşlar , bu verilen denklem Volkan ile Cüneyt`in cebindeki paraların denklemidir.`` derdim.Buradan şu sonuçlara varırdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Volkan`ın parası Cüneyt`ten fazladır.&lt;br /&gt;2-Cüneyt`in cebine 40 L . daha koyarsam ikisinin paraları da eşit olurdu.&lt;br /&gt;3-Denklemlerde Volkan olmadığı zamanlarda gel Cüneyt kardeş Volkan`ın yerini doldur derdim.O da doğal olarak ``Hocam, ama benim cebimde Volkan`ın yerini dolduracak kadar para yoktur.`` derdi.Ben de ``Al 40 L. yi koş hemen Volkan`ın denklemdeki yerini doldur.`` derdim.O da doğal olarak ``Tamam Hocam, hemen Volkan`ın denklemdeki yerini doldurmaya gidiyorum.`` derdi.&lt;br /&gt;4-Bu denklemi çözmek için Cüneyt veya Volkan`dan birinin parasını öğrendiğimde diğerinin cebindeki parayı bulabilirim.&lt;br /&gt;5- Eğer denklemi bozmadan ikisine de para vermem gerekseydi.İkisine de aynı miktarda para vermem gerekirdi.&lt;br /&gt;6- Eğer denklemi bozmadan ikisinden de para almam gerekseydi.İkisinden de aynı miktarda para almam gerekirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denklemlerin mantığını öğrettikten sonra da bilinmeyene ister Ayşe, ister Fatma, İster Maykıl, ister Caykıl, ister X, ister Y, ister Q, ister W, ister @ derdik ...&lt;br /&gt;Ayvaz kasap, aynı hesap olurdu.......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip GÜVEN Eskişehir 04 Ağustos 2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu üçgende X'i bulunuz sorusuna bir öğrencinin zekice cevabı.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.itusozluk.com/img.php/782c8a54c1daebf1a4238ff7125216b6767/x"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 360px; height: 244px;" src="http://www.itusozluk.com/img.php/782c8a54c1daebf1a4238ff7125216b6767/x" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;(X) (İKS) DEYİNCE KALEM ELDEN DÜŞÜYOR !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖSS’le bağlamışım gönlümü&lt;br /&gt;Testler zordur ,çözülmüyor Mihriban&lt;br /&gt;Test çözmekten zor belleme ölümü&lt;br /&gt;Çözmeyince bilinmiyor Mihriban&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;X,deyince kalem elden düşüyor&lt;br /&gt;Kafam karışıyor, aklım şaşıyor&lt;br /&gt;İnananlar engelleri aşıyor,&lt;br /&gt;Matematik çekilmiyor Mihriban&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabiplerde ilaç yoktur yarama&lt;br /&gt;Faturalar çok geliyor arama&lt;br /&gt;Netlerimde düşüşler de var ama&lt;br /&gt;Sensiz hayat çekilmiyor Mihriban&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;X,deyince kalem elden düşüyor&lt;br /&gt;Kafam karışıyor, aklım şaşıyor&lt;br /&gt;Kartallar da tavuk gibi yaşıyor,&lt;br /&gt;Böyle hayat çekilmiyor Mihriban&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte düştük ÖSS’nin eline&lt;br /&gt;Bunun sonu stres böyle biline&lt;br /&gt;Şaştım kaldım bu işlerin sonu ne&lt;br /&gt;Stres ağır çekilmiyor Mihriban&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;X,deyince kalem elden düşüyor&lt;br /&gt;Kafam karışıyor, aklım şaşıyor&lt;br /&gt;Gençlerimiz sıkıntılar yaşıyor,&lt;br /&gt;Dershaneler çekilmiyor Mihriban&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip GÜVEN Eskişehir 07 Haziran 2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Sevgili Dostlar, bildiğiniz gibi ”Mihriban” şiiri Üstat Şair Abdurrahim Karakoç hocamızın.10 yıldır yaptığım çalışmalar bana sıradışı,ilginç, komik şeylerin beyin tarafından daha kolay algılandığı gösterdi.Cem YILMAZ’ı tanıdıktan sonra kendime hep şu soruyu sordum ”Neden çocuklar ve gençler matematiği Cem YILMAZ kadar sevmiyorlar ? Cevap açıktı çünkü matematik çok sıkıcıydı.Oysa ben matematiği çok seviyor ve çocuklara sevdirmek istiyordum.”X Deyince Kalem Elden Düşüyor” uyarlaması böyle bir arayış içinde 7 Haziran 2008′de ortaya çıktı.Fakat ortada bir sorun vardı.”Mihriban” şiirinin asıl sahibi Üstat Abdurrahim Karakoç’tu ve ben bu şiiri kullanmak ve internette yayınlamak için izin almamıştım.Ortada bir kul hakkı vardı, bu durum da beni çok rahatsız etmeye başladı.Sonunda kararımı verdim.Ya bu şiiri eğitim amaçlı kullanmak için üstattan izin alacak ve yoluma devam edecektim.İzin alamazsam da bu şiiri Web sitemden silecektim.Aralık 2008′de bu düşüncelerle Abdurrahim Karakoç’a ulaşmak için araştırma yaptım ve sonunda ona ulaşacak telefon numarasını aldım.Acaba ne diyecek tedirginliği ile durumu izah ederek bu şiirin uyarlamasını eğitim amaçlı kullanmak için izin istedim.Endişelerimin aksine hiç bir olumsuz tepki vermeden ” İzin verdim gitti !”Derin bir ”Ohhhhh çektim ve üstada teşekkür ettim.Üstattan Allah razı olsun.İnşaallah matematik ve eğitim alanında yapacağım çalışmalarla üstadın yüzünü kara çıkarmayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip GÜVEN 27 Aralık 2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MATEMATİKTE YAŞADIĞIMIZ HATALAR ZİNCİRİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;``Çocukluğumuzda Yüce yaratıcı tarafından bizlere bahşedilmiş olan eşsiz beyin bilgisayarımıza daha sonraki yıllarda bulaşmış olan düşünce virüslerinden kurtulabilirsek matematik dahil başarısız olduğumuz bir çok alanda başarıyı tadabiliriz. Hem de doyasıya." ( Necip GÜVEN )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MATEMATİKTE ÖNYARGILAR BEYNİMİZİ KİLİTLİYOR !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1970 Yıllarda matematiğe benzer korkuları futbolda yaşıyorduk.Bir Avrupa takımıyla karşılaştığımızda bacaklarımız titriyor, kendi ceza sahamızdan çıkamıyorduk.Ondan sonra da ``Yenildik ama ezilmedik !`` narları atıyorduk. Evet, doğruydu, bizi karşı takımdan önce önyargılarımız yeniyordu.Ne zaman ki hücumu düşünerek rakip sahaya geçmeye başladık, önce önyargılarımızı sonra da Avrupalı rakiplerimizi yenmeye başladık.Haydi gençler , sıra matematiğe geldi.Parola belli :Önce önyargılarımızı sonra da matematiği yeneceğiz. ( Necip GÜVEN ) 27.05.2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MATEMATİK DERSİNDE YAŞADIKLARIMIZI PAYLAŞALIM !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili ``Matematiği Sevdiren Adam`` sitesi dostları, bizim toplum olarak en büyük eksiğimiz bir konuda yaşadığımız olumlu veya olumsuz anıları yeri geldiği zamanlarda paylaşmamak, paylaşamamak galiba...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atalarımız boşuna `` Sevinçler paylaşıldıkça artar, üzüntüler de paylaşıldıkça azalır. Bu yüzden daha önce matematik alanında yaşadığınız olumlu ve olumsuz anıları paylaşırsanız bu alanda yapılan çalışmalara zannettiğinizden daha fazla katkıda bulunmuş olacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gayemiz asla kimseyi rencide etmek ve üzmek değildir. Biz yaptığımız çalışmalarda ``Üzüm yemek derdindeyiz, bağcıyı dövmekle falan işimiz yoktur..``&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samimi inancıma göre biz geçmişinde ``Mimar Sinan, Mevlana, Yunus Emre, Nasrettin Hoca `` gibi her biri dünyaya ışık tutan değerlere sahibiz. Eğer kendimize gelir ve güvenirsek tüm zorlukları el birliği ile aşabiliriz.Bunu başaracak birikime millet olarak sahibiz.Bunu bizden başka bütün batı biliyor. Geçtiğimiz yıllarda TIME dergisinin birinin kapağında yazan yazı bunu çok güzel belirtiyor.Bu kapak yazısında Türkiye için yapılan kapak sayfası her şeyi anlatmaya yetiyor.İfade aynen şöyle ``UYUYAN DEV; TÜRKİYE ``&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazımı paylaşmanın ve affetmenin önemini anlatan bir hikâye ile bitiriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir öğretmen ders sırasında öğrencilerine dönüp der ki; "Yarın hepiniz birer tane plastik torba ve beşer kilo patatesle geleceksiniz okula." Öğrenciler, buna şaşırırlar ama bir şey de diyemezler. Ertesi gün hepsinin sıralarının üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen:&lt;br /&gt;"Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Torbalar Elimizde !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı öğrenciler torbalarına üçer beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur. Öğretmen, kendisine "Peki şimdi ne olacak?" der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar: "Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde, hep yanınızda olacaklar."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıkıldık ve Yorulduk !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikâyete başlarlar: "Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor..." Ya da "Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, insanlar tuhaf bakıyorlar artık. Hem sıkıldık, hem yorulduk?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğretmen Gülümseyerek Öğrencilerine Şu Dersi Verir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkûm ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz, halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip GÜVEN Eskişehir 05 Ağustos 2008&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-2702094414741638904?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/07/ogrenciler-xten-neden-korkarlar.html</link><author>noreply@blogger.com (Necip Güven)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-3672671521862571678</guid><pubDate>Sun, 04 Jul 2010 07:13:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-07-05T14:57:56.623-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Çocuk Egitimi</category><title>Anneler İçin Yürek Isıtan Şiirler</title><description>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.klaskur.com/resimhaber/anneler%20g%C3%BCn%C3%BC.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 500px; height: 353px;" src="http://www.klaskur.com/resimhaber/anneler%20g%C3%BCn%C3%BC.gif" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.metinsef.com/wg/images/stories/dondurmalar/anne.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 325px; height: 302px;" src="http://www.metinsef.com/wg/images/stories/dondurmalar/anne.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Genç Kartalı Nasıl Tavuk Yaptılar ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koca kartal yumurtasın kaptılar,&lt;br /&gt;Bir tavuğun altına kuluçkaya attılar.&lt;br /&gt;Onu alıp çok ucuza sattılar.&lt;br /&gt;Yıllar yılı tavuk gibi yaşadı,&lt;br /&gt;Kanat açıp bir kerecik uçmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tavuk gibi yem dersleri almıştı,&lt;br /&gt;Yem arayıp hayallere dalmıştı.&lt;br /&gt;Ara sıra aklı başına gelmişti,&lt;br /&gt;Bir rivayet ``Atam Kartal`` demişti.&lt;br /&gt;Bu rivayet çevresini güldürdü,&lt;br /&gt;Genç kartalı hiç doğmadan öldürdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uçmak güzel dedi, ona sakın dediler,&lt;br /&gt;Bir denesem dedi, kahkahayla güldüler.&lt;br /&gt;Gel çocuğum diye bir kümese verdiler.&lt;br /&gt;Ah kartalım senin başın yediler.&lt;br /&gt;Bu hikâye kartallara ders olsun,&lt;br /&gt;Uçma dersi alalım da bu katliam son bulsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip Güven Eskişehir 12 Haziran 2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu şiir kartalların marşlarını ( Mehter Marşı ) dinleyip tavuk gibi yaşamakta ısrar edenlere ithaf olunur.&lt;br /&gt;( Necip GÜVEN )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oturun Matematikçiler Rahat Oturun !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oturun matematikçiler, oturun,&lt;br /&gt;Fildişi kulelerde rahat oturun.&lt;br /&gt;Öğrenciler matematikte batıyor,&lt;br /&gt;Sizin de şanınız durmadan artıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Övünecek şeyler ararsan,&lt;br /&gt;Bulursun , merak etme çok.&lt;br /&gt;Dünya çocukları yarışırken meydanda,&lt;br /&gt;Bizim çocuklar neden ortalarda yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mazeret samur kür,&lt;br /&gt;Üstüne alma, hemen at.&lt;br /&gt;Tatil köyleri seni bekler,&lt;br /&gt;Denize gir, sırt üstü yat.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuda eksiklerin saydın mı ?&lt;br /&gt;Matematiğe bir tuğla da sen koydun mu ?&lt;br /&gt;Aynı hamam , aynı tasla yıkanırken biz ,&lt;br /&gt;Matematikte dünya nerde duydun mu ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vazgeçmez , bu kafayla gidersek eğer,&lt;br /&gt;Sırtımıza vururlar daha çok semer.&lt;br /&gt;Ataların kan vermiş , senden istenen biraz ter,&lt;br /&gt;Bu güzel gençler her şeye değer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çözüm istersen sevgiyle başla&lt;br /&gt;Zorluklar aşılır inançla, aşkla.&lt;br /&gt;Sen istersen tüm zorluklar yok olur,&lt;br /&gt;Korku biter , bu çocuklar kurtulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip GÜVEN Eskişehir 02 Ağustos 2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MATEMATİK YOLLARI DAR, BU KONUDA ŞİKAYETLER VAR !!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematik yolları dar,dar.&lt;br /&gt;Bu konuda şikayetler var…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematik dersini&lt;br /&gt;Başa bela yaptınız.&lt;br /&gt;Yeni yöntem bulmayıp&lt;br /&gt;Suçu bize yıktınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematik yolları dar,dar.&lt;br /&gt;Bu konuda şikayetler var…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya hızla giderken&lt;br /&gt;Siz frene bastınız.&lt;br /&gt;Notu bir silah yapıp&lt;br /&gt;Öğrenciyi astınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematik yolları dar,dar.&lt;br /&gt;Bu konuda şikayetler var…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilimlerin şahını&lt;br /&gt;Kara bela yaptınız.&lt;br /&gt;Çözmek varken sorunu&lt;br /&gt;Çıkmaz yola saptınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematik yolları dar,dar.&lt;br /&gt;Bu konuda şikayetler var…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cem Yılmaz’ın ağzına&lt;br /&gt;Bizi sakız ettiniz.&lt;br /&gt;Boş nutuklar çekerek&lt;br /&gt;İşinize gittiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematik yolları dar,dar.&lt;br /&gt;Bu konuda şikayetler var…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kocaman kartalın&lt;br /&gt;Kanadını yoldunuz.&lt;br /&gt;Şimdi oldun bir tavuk&lt;br /&gt;Diye ona güldünüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematik yolları dar,dar.&lt;br /&gt;Bu konuda projeler var…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematik yolları dar,dar.&lt;br /&gt;Bu konuda projemiz var…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söz : Necip GÜVEN 10 Mayıs 2008 Eskişehir&lt;br /&gt;Beste : Evreşe Yolları Dar ( Anonim )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne Bana Masal Anlat !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne bana masal anlat,&lt;br /&gt;Olur evlat, olur evlat.&lt;br /&gt;Bir ülke varmış&lt;br /&gt;Orda kartallar yaşarmış.&lt;br /&gt;Çevrenin tek hâkimi&lt;br /&gt;Hastaların hekimiymiş.&lt;br /&gt;Gün olmuş zaman gelmiş,&lt;br /&gt;Kartallar çok yorulmuş&lt;br /&gt;Hasta hasta uçmuş ama&lt;br /&gt;En sonunda vurulmuş.&lt;br /&gt;Çaylaklar saldırmış yurduna&lt;br /&gt;Kartallar düşmüş can derdine&lt;br /&gt;Kanatları kırılmış&lt;br /&gt;Kelepçeler vurulmuş.&lt;br /&gt;Hapsedilmiş yurduna&lt;br /&gt;Düşülmüş can derdine&lt;br /&gt;Bu duruma çıldırmış&lt;br /&gt;Can havliyle saldırmış,&lt;br /&gt;Yurdundaki işgalleri&lt;br /&gt;Son bir gayret kaldırmış.&lt;br /&gt;Yorgunluktan bitap düşmüş&lt;br /&gt;Kanatları hayli şişmiş.&lt;br /&gt;Hayli zaman uçamamış&lt;br /&gt;Mutlu mutlu yaşamamış.&lt;br /&gt;Çevresinden telkin gelmiş&lt;br /&gt;Artık tavuk oldun denmiş&lt;br /&gt;Atasıyla övünmek serbest&lt;br /&gt;Tavuk dersi alsın herkes&lt;br /&gt;Kümeslere hız verilsin&lt;br /&gt;Yaşasın, herkes sevinsin.&lt;br /&gt;Tavuk olmak ne rahat&lt;br /&gt;Çekelim birer gazel&lt;br /&gt;Türkümüz ne de güzel.&lt;br /&gt;‘’Aslı, nesli kartal olan,&lt;br /&gt;Şanlı, büyük tavuklarız biz.&lt;br /&gt;Süslü püslü kümeslerde&lt;br /&gt;Yemlenmeyi çok severiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu kümes var ya şu kümes&lt;br /&gt;Ne de güzel değil mi?&lt;br /&gt;Haydi kızım çalış&lt;br /&gt;Kendini bu kümese at,&lt;br /&gt;Oh ne rahat , ne rahat.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ellerde yalancı aynalar&lt;br /&gt;Oğlum bak kendine&lt;br /&gt;Çok çalışmalısın&lt;br /&gt;İyi bir tavuk olmalısın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne yeter nasıl masal ?&lt;br /&gt;Mantık bunu neresinde ?&lt;br /&gt;Adı masal olsa bile&lt;br /&gt;Kartal tavuk olur mu hiç ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğru oğlum değil masal,&lt;br /&gt;İsterim ki sen ders al.&lt;br /&gt;Sürse de böyle oyun&lt;br /&gt;Milletimiz olmaz koyun.&lt;br /&gt;Tarihe bak, böyle yazar,&lt;br /&gt;Kartallar hep oyun bozar.&lt;br /&gt;Bu duruma denir fetret&lt;br /&gt;Sonu gelir biraz sabret.&lt;br /&gt;Beklerim gözüm yolda&lt;br /&gt;Çılgın kartallar nerde ?&lt;br /&gt;Zaman geldi, vakit yakın,&lt;br /&gt;Analar artık duaya çıkın,&lt;br /&gt;Analar artık duaya çıkın.&lt;br /&gt;İnanın zafer çok yakın !&lt;br /&gt;İnanın zafer çok yakın!.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip Güven Eskişehir 28 Ekim 2009&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyuyan Dev Uyanacak !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sallayın ha , sallayın,&lt;br /&gt;Uyuyan dev uyanacak!&lt;br /&gt;Ver eline topu, popu&lt;br /&gt;İki güzel oyuncak.&lt;br /&gt;Sallayın ha , sallayın&lt;br /&gt;Uyuyan dev uyanacak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kötülüğü vitrin yapın&lt;br /&gt;Öz değerler silinsin.&lt;br /&gt;Kavgalara benzin dökün&lt;br /&gt;İnsanları sürünsün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sallayın ha , sallayın,&lt;br /&gt;Uyuyan dev uyanacak!&lt;br /&gt;Ver eline topu, popu&lt;br /&gt;İki güzel oyuncak.&lt;br /&gt;Sallayın ha , sallayın&lt;br /&gt;Uyuyan dev uyanacak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fikirlere zehir katın&lt;br /&gt;Herkes zokayı yutsun&lt;br /&gt;Toplamasın kendini&lt;br /&gt;Vücudu sıtma tutsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sallayın ha , sallayın,&lt;br /&gt;Uyuyan dev uyanacak!&lt;br /&gt;Ver eline topu, popu&lt;br /&gt;İki güzel oyuncak.&lt;br /&gt;Sallayın ha , sallayın&lt;br /&gt;Uyuyan dev uyanacak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçlerine fitne ekin&lt;br /&gt;Hiç el ele vermesin&lt;br /&gt;Senaryoyu yazdığımız&lt;br /&gt;Sakın ha bilinmesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sallayın ha , sallayın,&lt;br /&gt;Uyuyan dev uyanacak!&lt;br /&gt;Ver eline topu, popu&lt;br /&gt;İki güzel oyuncak.&lt;br /&gt;Sallayın ha , sallayın&lt;br /&gt;Uyuyan dev uyanacak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip GÜVEN Eskişehir 14 Kasım 2009&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanardağlar Üstüne Küçük Filizler Diktim !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanardağlar üstüne&lt;br /&gt;Küçük filizler diktim.&lt;br /&gt;Bak deliye dediler&lt;br /&gt;Kahkahayla güldüler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm sevgimi sera yaptım&lt;br /&gt;Ona canım gibi baktım.&lt;br /&gt;Hani nerde suyum dedi.&lt;br /&gt;Gözyaşlarım pınar yaptım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahar geldi yanardağa&lt;br /&gt;Tutmaz denen filiz tuttu,&lt;br /&gt;Ezberciler şaştı işe&lt;br /&gt;Yurdumuza geldi neşe&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolum , güzel yurdum,&lt;br /&gt;Toprağına âşık oldum.&lt;br /&gt;Çözülmeyen sorunların&lt;br /&gt;Cevabını sende buldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yunus dedi sevgi suyum&lt;br /&gt;İçseniz de bitmez suyum.&lt;br /&gt;Öğrenmenin ilacı da&lt;br /&gt;Biraz sevgi biraz oyun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevlana da dile geldi,&lt;br /&gt;Haydi gelin bana dedi.&lt;br /&gt;Güzel bakın, güzel görün&lt;br /&gt;Bak o zaman kalmaz sorun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinan dedi ilme bakın&lt;br /&gt;Olsun size ırak yakın.&lt;br /&gt;Yapın özgün projeler&lt;br /&gt;Zirveler olun yakın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoca dedi sözüm yalın&lt;br /&gt;Fıkralarım ele alın.&lt;br /&gt;Önyargılar neymiş size&lt;br /&gt;Onu alın, yer çalın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kartalsınız bunu bilin&lt;br /&gt;Tembelliği yere çalın.&lt;br /&gt;Batı size ilaç olmaz.&lt;br /&gt;Çözüm için bizi alın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip GÜVEN Eskişehir 27 Ekim 2009&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Şair İstiyorum !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şair istiyorum,&lt;br /&gt;Gerçekleri yazacak.&lt;br /&gt;Bir şair istiyorum,&lt;br /&gt;Ezberleri bozacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şair istiyorum,&lt;br /&gt;Acıları dindirecek.&lt;br /&gt;Bir şair istiyorum,&lt;br /&gt;Volkanları söndürecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şair istiyorum,&lt;br /&gt;Derde derman olacak.&lt;br /&gt;Bir şair istiyorum,&lt;br /&gt;Yaraları saracak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şair istiyorum,&lt;br /&gt;Zorluğu aştıracak.&lt;br /&gt;Bir şair istiyorum,&lt;br /&gt;Gençleri coşturacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şair istiyorum,&lt;br /&gt;Korkuları yakacak.&lt;br /&gt;Bir şair istiyorum,&lt;br /&gt;Kümesleri yıkacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şair istiyorum,&lt;br /&gt;Kartalları uçuracak.&lt;br /&gt;Bir şair istiyorum,&lt;br /&gt;Çaylakları kaçıracak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şair istiyorum,&lt;br /&gt;Zamanı durduracak.&lt;br /&gt;Bir şair istiyorum,&lt;br /&gt;Milleti kaldıracak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şair istiyorum,&lt;br /&gt;Şiiri ok olacak.&lt;br /&gt;Bir şair istiyorum,&lt;br /&gt;Korkular yok olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şair istiyorum,&lt;br /&gt;Yeisi öldürecek.&lt;br /&gt;Bir şair istiyorum,&lt;br /&gt;Milleti güldürecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Necip GÜVEN Eskişehir 23 Ekim 2009&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben Sevdamı Satmadım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim büyük sevdam&lt;br /&gt;Seni hiç aldatmadım.&lt;br /&gt;Sana biçilen fiyatlara&lt;br /&gt;Yan dönüp te bakmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Defalarca düştüm yere&lt;br /&gt;Seni hiç bırakmadım.&lt;br /&gt;Senden başka sevdaya&lt;br /&gt;Yan dönüp te bakmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senden gelen cefayı&lt;br /&gt;Kimseye anlatmadım.&lt;br /&gt;Kur yapan güzellere&lt;br /&gt;Yan dönüp te bakmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüreğimle sardım seni&lt;br /&gt;Bir defa ıslatmadım.&lt;br /&gt;Sensiz olan rüyalara&lt;br /&gt;Yan dönüp te bakmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senden gelen cefalara&lt;br /&gt;Kapımı kapatmadım.&lt;br /&gt;Sensiz gelen sefalara&lt;br /&gt;Yan dönüp te bakmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzüldüm, ağladım, kendime küstüm.&lt;br /&gt;Yarama yazdığım şiiri bastım.&lt;br /&gt;Seni zirvelerin üstüne astım,&lt;br /&gt;Paraları yetmedi seni satmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüreğime sığmıyorsun&lt;br /&gt;İcabına bakacağım.&lt;br /&gt;Anneleri sevgisine&lt;br /&gt;Şeker diye katacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip GÜVEN Eskişehir 21 Ekim 2009&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annelere Sesleniş !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’Bu şiiri , önce en zor günlerimde bana kol kanat geren , çalışmalarımı yüreklendirici konuşmaları ile daima destekleyen Dürdane ELHAN ve Müyesser Saka Öğretmenlerime ….. Daha sonra da yüreği sevgi dolu tüm annelere armağan ediyorum….Necip GÜVEN&lt;br /&gt;19 Ekim 2009 Pazartesi ‘’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANNELERE SESLENİŞ !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne olur anneler, çaresizce bakmayın,&lt;br /&gt;Gözyaşlarınızı tutun, o bayrama saklayın.&lt;br /&gt;Kâbus bitti, bak kartallar gelecek,&lt;br /&gt;Anadolu bayram yapıp gülecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarınları ne olacak hiç korkma,&lt;br /&gt;O masum yavrunu öp, sarıl ve kucakla.&lt;br /&gt;Kartallara zindan olan kümesler yıkılacak,&lt;br /&gt;Hedeflenen zirvelere birer birer çıkılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dava bizim için namustu,&lt;br /&gt;O gördüğün gerçek değil kâbustu.&lt;br /&gt;Yeter, son ver bitsin artık bu ağıt.&lt;br /&gt;Mutfağında helvanı yap ve dağıt.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bak tarihe, bu millet ne badireler gördü.&lt;br /&gt;Anadolu’yu hakir gören hem sağırdı hem kördü.&lt;br /&gt;Savaştasın üç silahın var unutma !&lt;br /&gt;Güzel kitap, yazan kalem ve kağıt.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir zamanlar bu davaya Dürdaneler, Müyesserler baktılar.&lt;br /&gt;Önümüzde sönmez ışık yaktılar.&lt;br /&gt;Zaman geldi, koşan atlar yoruldu,&lt;br /&gt;Bayraklar genç kartala verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç kartallar ufuklara bakındı,&lt;br /&gt;Haydi gayret , zaten zirve yakındı.&lt;br /&gt;Bir silkindi, çılgın gibi koşturdu,&lt;br /&gt;Anadolu insanını coşturdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir milleti ilerleten ufuktur,&lt;br /&gt;Madenimiz altın değil çocuktur.&lt;br /&gt;Eğitimdir kaliteyi getiren&lt;br /&gt;Çözüm olup problemi bitiren.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dürdane Elhan ve Müyesser SAKA Hocalarımın şiirime verdikleri cevap mesajları....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayın NECİP Bey, yazdığınız şiire teşekkür ederim.Çok zarif bir jest yapmışsınız. Başarılarınızın devamını dilerim.Yaşam kısa sizde koşuyorsunuz bu koşuşturmalarda inşallah daha çok basarılar yakalayacaksınız.Selamlar…Dürdane ELHAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşekkür ederim. Beni de çalışmalarınızda andığınız için. Kolay gelsin. Başarılar.&lt;br /&gt;Müyesser SAKA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merhaba Dürdane ve Müyesser Hocam, ben sizleri her zaman anıyorum.Sizlere (Dürdane ELHAN; Müyesser SAKA,G.Veli KİŞİOĞLU ve Basri KÖSELER ) beni ve projelerimi destekleyen arkamdaki ``Muhteşem Dörtlü`` diye takdim ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BKNZ. http://www.hikayeler.net/yazilar/129151/arkamdaki-muhtesem-dortlu-1-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.hikayeler.net/yazilar/129152/arkamdaki-muhtesem-dortlu-2-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizleri hiç bir zaman unutmadım, unutmayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer sizin zamanında yaptığınız çalışmalar olmasaydı ve benim çalışmalarıma destek olmasaydınız ortada ne Necip GÜVEN diye bir ne de eserleri olurdu.Bu bir bayrak yarışı .Bir süre daha çalışıp bu projeleri gençlere emanet edecek duruma geldiğim zaman da ben de sizin bana yaptığınız gibi ``Haydi gençler ben nöbetimi tamamladım artık bu emaneti size gönül rahatlığı içinde emanet edebilirim.Size inanıyorum ve güveniyorum.Beni ve projelerimi aşan çalışmalar yapacağınıza da inanıyorum.Haydi bayrağı teslim alın diyeceğim.``&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu projeleri sıfırdan başlayıp buralara getirmedim ki sizin koyduğunuz tuğlaların üstüne ben de sizin verdiğiniz destekten cesaret alarak yeni tuğlalar koydum.Hepsi bu kadar.Ellerinizden öperim. Size ve ailenize sağlıklı ve mutlu yaşamlar dilerim.Öğrenciniz Necip GÜVEN &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip GÜVEN Eskişehir 19 Ekim 2009&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annelerle Kuracağız !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönüldeki kirleri&lt;br /&gt;Mevlana’mız silecek.&lt;br /&gt;Kavgalar sona erip&lt;br /&gt;Kardeşlik yeşerecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni sistem içine&lt;br /&gt;Yunus’u alacağız.&lt;br /&gt;Onun sevgi ilacıyla&lt;br /&gt;Tedavi olacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hocamız eşeğiyle&lt;br /&gt;Aramıza dönecek.&lt;br /&gt;Araçlar korna çalıp&lt;br /&gt;Hoş geldiniz diyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençlerin hedefleri&lt;br /&gt;Sinan gibi olacak.&lt;br /&gt;Kuraklık sona erip&lt;br /&gt;Projeler yağacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kirli akan sularımız&lt;br /&gt;Yavaş yavaş durulacak.&lt;br /&gt;Bu ezberci zihniyet&lt;br /&gt;Canevinden vurulacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu köhnemiş sisteme&lt;br /&gt;Çareler bulacağız.&lt;br /&gt;Muhteşem geleceği&lt;br /&gt;Annelerle kuracağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip Güven Eskişehir 28 Ekim 2009&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz Bu İşi Başarırız Arkadaş !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz bu yola inanarak çıkarsak,&lt;br /&gt;Bir yanımıza Sinan’ımız alırsak,&lt;br /&gt;İçimizdeki hazineyi bulursak,&lt;br /&gt;Biz bu işi başarırız arkadaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesnevi’den doğru dersler alırsak,&lt;br /&gt;Karanlıktan çıkıp aydınlığı bulursak,&lt;br /&gt;Filleri de aydınlıkta görürsek,&lt;br /&gt;Biz bu işi başarırız arkadaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yunus’u anlayıp sevgimizi katarsak,&lt;br /&gt;Sevgideki mucizeyle yanarsak,&lt;br /&gt;Aşkımızla Kerem gibi olursak,&lt;br /&gt;Biz bu işi başarırız arkadaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fıkralardaki inceliği anlayıp,&lt;br /&gt;Sorunlara Hoca gibi bakarsak,&lt;br /&gt;Tarık gibi gemileri yakarsak,&lt;br /&gt;Biz bu işi başarırız arkadaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mazeretleri bir bir çöpe atarsak,&lt;br /&gt;Yapamamı Kaf Dağı’na satarsak,&lt;br /&gt;Bu iş için şairlikte yaparsak,&lt;br /&gt;Biz bu işi başarırız arkadaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözümüzle zirveleri görürsek,&lt;br /&gt;Biz bu işe gönlümüzü verirsek,&lt;br /&gt;Tüm çılgınlar bir araya gelirsek,&lt;br /&gt;Biz bu işi başarırız arkadaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip GÜVEN Eskişehir 08 Temmuz 2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğren Ama `` Okuma Yazma Öğretimi ``&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okullarda almıştık ne güzel de eğitimi&lt;br /&gt;Öğren amma ‘’Okuma Yazma Öğretimi’’&lt;br /&gt;Sayısalı iyi doldur, çabuk zengin ol oğlum,&lt;br /&gt;Öğren amma sakın okuma, yazma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cahillikle savaş açıp, dağa, taşa okul yaptırdık,&lt;br /&gt;Alfabeyi öğrenip ne de güzel döktürdük,&lt;br /&gt;Doksan yaşında nineme de okumayı söktürdük.&lt;br /&gt;Öğren amma sakın okuma, yazma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cahilliği yendik diye bayram yaptık öğündük,&lt;br /&gt;Halk eğitimle kurslar açtık sevindik,&lt;br /&gt;Kütüphane bomboş diye dövündük.&lt;br /&gt;Öğren amma sakın okuma, yazma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Al eline kumandayı, dizilerde hep gezin,&lt;br /&gt;Gazeteyi aç önünde , bak önünde magazin,&lt;br /&gt;Kartal millet tavuk oldu, ne hazin.&lt;br /&gt;Öğren amma sakın okuma, yazma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkasında kusur bulma, hepsi bizim suçumuz,&lt;br /&gt;Söyleyelim kitap okur kaçımız,&lt;br /&gt;Bu kafayla biter mi hiç Aç’ımız.&lt;br /&gt;Öğren amma sakın okuma, yazma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa zamanında kitapları yakardı,&lt;br /&gt;Benim atam kitaplara gözü gibi bakardı,&lt;br /&gt;Dediğini hiç duydun mu hey oğul.&lt;br /&gt;Öğren amma sakın okuma, yazma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuktur bu söyleneni anlamaz ,&lt;br /&gt;Kitap oku dersin tınlamaz,&lt;br /&gt;Görmek ister, sen almazsan hiç almaz.&lt;br /&gt;Öğren amma sakın okuma, yazma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okumazsak, sorunlar hep köz olur.&lt;br /&gt;Okur isek dere tepe düz olur.&lt;br /&gt;Böyle saçma mantığa inananlar az olur .&lt;br /&gt;Öğren amma sakın okuma, yazma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip GÜVEN Eskişehir 18 Ekim 2009&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vatanını Seviyorsan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bıktık artık,&lt;br /&gt;Hep şikayet, şikayet.&lt;br /&gt;Vatanını seviyorsan,&lt;br /&gt;Durma hiç, proje üret.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen daha çok bekle,&lt;br /&gt;Kurtarıcı gelecek.&lt;br /&gt;Boş verip çalışmazsan,&lt;br /&gt;Millet nasıl gülecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ana kaynak insandır,&lt;br /&gt;Bunu sakın unutma.&lt;br /&gt;Dünya hızla küçüldü,&lt;br /&gt;Üretirsen yaşarsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA HIZLA KÜÇÜLDÜ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya hızla küçüldü,&lt;br /&gt;Oldu derler global.&lt;br /&gt;Biz de yanlış anladık,&lt;br /&gt;Araba al, dolap al.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HUZUR YOK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Huzur yok, mutlu değil evimiz.&lt;br /&gt;Sakız gibi çiğneriz,&lt;br /&gt;Özde değil,&lt;br /&gt;Sözde kalır sevgimiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip GÜVEN Eskişehir 15 TEMMUZ 2007&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barajlar Patladı !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merhaba Dostlar.Bende bir koşuşturmacadır gidiyor.Yapılacak çok iş, hayata geçirilecek çok proje olduğu için gün boyu adeta kendimi kovalıyorum ama kendime bir türlü yetişemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu anda önümde yapmam gereken çok önemli projeler var.İşe ‘’Ali yat, uyu’’ cular gibi sarılsam 2-3 saatte bitecek ama huyum kurusun uyduruk proje yapmaya bir türlü alışamadım.Bizim gençlerin takip ettiği iki proje vardı.Geçen gün saat 22.00’de telefon edip ‘’Hocam, bu projeyi yarın sabaha istiyoruz.’’ dediler.Saat 23.00 bilgisayarın başına oturup saat 05.00 kadar çalıştım.Bitireyim derken uykudan başım düşmeye başladı. Mecburen telefonu saat 06.00’ya kurup 1 saat uyudum.Sonra da kalkıp projeyi tamamladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah gençlere bozuntuya vermeden ‘’Gençler, iki yarım proje mi yoksa bir tane harika proje mi istersiniz?’’ dedim. ‘’Ağabey, bir tane olsun ama adam gibi olsun.’’ dediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de ‘’O zaman projenin biri bitti ve çok harika oldu, gönderiyorum.’’ dedim.&lt;br /&gt;İkincisi o günden beri hala bekliyor. Anlaşılan ilham perisi gelecek ve onu da bir oturuşta bitireceğiz galiba.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘’Hocam, bunu bize neden anlatıyorsunuz ?’’ derseniz. Başladığım ve yarım kalmış yazı dizilerinin ikinci veya üçüncü bölümlerinin ne zaman yayınlanacağını şu anda ben de bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela şimdi kafam yorulmuştu ben de iş değiştirip şiir yazmaya geçtim. Sıcağı sıcağına,&lt;br /&gt;dumanı tüterken ikram edeyim dedim. Dikkat edin lütfen, eliniz yanmasın !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARTIK KARTALLAR UÇAR !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevsime bak , kış geliyor,&lt;br /&gt;Benim gönlümse bahar.&lt;br /&gt;Merak etme 10. köy,&lt;br /&gt;Artık kartallar uçar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BARAJLAR PATLADI!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barajlar patladı,&lt;br /&gt;Akıyor, durmaz sular.&lt;br /&gt;Rüyalar kâbus oldu,&lt;br /&gt;Tutmaz oldu uykular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yunus yüklü bulutlar,&lt;br /&gt;Yağmur olup yağacak.&lt;br /&gt;Ezberci zihniyeti&lt;br /&gt;Yuvasında boğacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevlana’nın gözüyle&lt;br /&gt;Bakan gözler gülecek.&lt;br /&gt;Kış mevsimi bitecek ,&lt;br /&gt;Yine bahar gelecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinan gibi projeyi&lt;br /&gt;Çılgın gençler yapacak.&lt;br /&gt;Zirvelere yuva yapıp&lt;br /&gt;Semalarda uçacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman tünelinden,&lt;br /&gt;Hoca tekrar gelecek.&lt;br /&gt;Gerçek dolu nüktelerle&lt;br /&gt;Önyargıyı silecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kartalların rüzgârıyla&lt;br /&gt;Kaleleri uçacak.&lt;br /&gt;Sahte kurtarıcılar&lt;br /&gt;Deliklere kaçacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Milleti büyüktür,&lt;br /&gt;Yine büyük kalacak.&lt;br /&gt;Öldük, bittik diyenler&lt;br /&gt;Yine hava alacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip GÜVEN Eskişehir 14 Ekim 2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-3672671521862571678?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/07/anneler-icin-yurek-istan-siirler.html</link><author>noreply@blogger.com (Necip Güven)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-5674201831731613207</guid><pubDate>Sun, 04 Jul 2010 05:16:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-07-05T14:19:42.695-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>mevlana</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>mimar sinan</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>yunus emre</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>dünya</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>anneler</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>müjde</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>müşteri</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>zaman</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>kitap</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>para</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>enerji</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>imza</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>nasrettin hoca</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>matematik cevap bankası</category><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>slogan</category><title>Anneler Müjde ! Matematik Cevap Bankası Kuruluyor</title><description>Sitemizin Sloganı : Anneler Müjde ! Matematik Cevap Bankası Kuruluyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blogumuzun Adı :http://cocugumamatematigioyunlaogretiyorum.blogspot.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blogumuz herkese açık olmakla birlikte  temel müşteri kaynağı olarak anneleri seçmiştir.Bu konuda Abraham Lincoln'ün '' Dünyada okuduğum en güzel kitap nedir diye sordular. "Annem" adlı kitaptır dedim.'' sözünü çok beğeniyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 yıldır yaz, kış,cumartesi,pazar demeden çalışmama , çok önemli projelere imza atmama rağmen şimdilik istediğim sonuca ulaşamamın ik ana nedeni olduğunu gördüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birincisi projelerimi anneler odaklı yapmam gerekirken resmi kurumlara kabul ettirmeye çalışarak boşuna zaman,para ve enerji kaybettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkincisi de kişisel gelişimde batılı yazarların kitaplarına abartılı şekilde kapılarak ''Mimar Sinan,Mevlana, Yunus ve Nasrettin Hoca''nın   hayat felsefelerine uzak kalmamdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşadığım acı tecrübeler bunu tüm çıplaklığı ile ortaya koydu.Aslında çözüm ne kadar yakınımda imiş te kör olan benmişim.Evet, evet, çözüm anneler ve ana ayaklarını&lt;br /&gt;''''Mimar Sinan,Mevlana, Yunus ve Nasrettin Hoca''nın hayat felsefesinin oluşturduğu kendi kültür zenginliğimizmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sohbet ettiğimiz bazı dostlarıma yeri geldiğinde şu itirafta bulunuyorum.''Arkadaşlar , ben Nasrettin Hoca'mızı keşfettim ama malesef 50 yaşında.Şu anda yaşım 55.&lt;br /&gt;Yani bundan 5 yıl önce.Şimdi artık eğer anneler yeterli desteği verirse işimin artık eskisine göre çok kolay olduğunu biliyorum.Ben çok güzel ve şifalı suyu olan bir pınarım.&lt;br /&gt;Benim pınarımın suyunun ana  kaynağı benden yardım sisteyen annelerin ve çocukların her türlü paylaşımlarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonra yeni çalışmalar yapmam , bu çalışmaları sürdürmem tamamen annelere bağlı.Lütfen bu sözlerimi yanlış anlamayın, nazlanıyor falan değilim.Çünkü annelerin desteği olmadıktan sonra istesem de sürdürmem mümkün olmaz.Ben de mecburen daha önceki ''Matematikle Barışıyorum'' ve '' Etkili ve Pratik Yöntemlerle Çarpma Öğretimi ve Dört İşlem''  kitaplarına takılı kalır, yeni proje ve kitaplar üretemem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anneler ''Matematiği Sevdiren Adam'' adlı  güzel ve şifalı suyu olan bir pınarın kurumaması için bu pınarı besleyin.Yani ''Matematik Soru Bankamıza'' yarım yapınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gün 4 Temmuz pazar saat sabah 07.00.'ve ben çok sevinçliyim.Çünkü Antalya'dan Eczacı anne Hilal Özyurt ''Sevgili Necip GÜVEN  ben Antalya'dan Hilal Özyurt.Oğlum Tarık bu sene 4.sınıfa geçti.Öğretmeni bu tür soruları ezbere anlattığı için anlayamadı.Tarık ya bunları oyunla ya da eğlenceli şekilde sizin yardımınızla bilginizle onun anlayabileceği şekilde anlatmak istiyorum. Ben nasıl yardımcı olabirim .Sizin desteğinizi bekliyorum.şimdiden teşekkür ediyorum&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;(Not:Soruların cevaplarını benim ve oğlumun anlayabileceği şekilde cevaplar mısınız? Çok sağolun.) notu ve altında da 9 soruluk bir liste gönderdi.Anlayacağınız müjdesini &lt;br /&gt;'' Sitemizin Sloganı : Anneler Müjde ! Matematik Cevap Bankası Kuruluyor.Blogumuzun Adı :http://cocugumamatematigioyunlaogretiyorum.blogspot.com''  başlığı ile verdiğimiz ''Matematik Cevap Bankasına '' ilk yatırımı ''Antalya'dan Tarık oğlumuzun annesi Eczacı Hilal ÖZYURT Hanım yapmış bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hilal Hanım , ilerleyen günlerde ve yıllarda ''Matematik Cevap Bankamıza'' yatırım yapmakla ne kadar isabetli bir yatırım yaptığını yaşayarak görecektir.Yani bu ticaretten hem hiala Hanım hem de ben çok karlı çıkacağım.Kısaca bu ticaretten ikimiz de çok karlı çıkacağız.İlerleyen günlerde çalışmalarımdan boş kaldıkça Hilal Hanım'ın gönderdiği 9 sorunun oyunlaştırılarak nasıl anlatılacağını gösteren senaryolu problem çözümlerini hem Hilal Hanım'a göndereceğim hem de  ilerleyen günlerde açacak olduğum ''http://cocugumamatematigioyunlaogretiyorum.blogspot.com'' adlı Bloğumda diğer annelerle paylaşacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitimci-Yazar Güven'den "Matematiğin Temelleri Ana Sınıfında Atılmalı" Tezi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitimci-yazar Necip Güven, matematik öğretiminin temellerinin ana sınıfında atılmaya başlanması gerektiğini savundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güven yaptığı açıklamada, öğrenmenin doğumla başlayıp, ölene kadar devam eden bir süreç olduğunu belirterek, "Yapılan araştırmalar, insanların hayatını yönlendiren bir çok alışkanlığın temelinin 0-5 yaş arasında atıldığını ortaya koydu. Üretici firmalar için müşteri denince hiç bir yaş sınırı yoktur. Reklamlarını yaparken, ürünlerinin hedef kitlesini tanımladıktan sonra reklamlarını bu profile göre dizayn etmektedirler. Örgün eğitim sistemlerinde ise, eğitim ve öğretimde plan ve programlar genellikle&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilköğretim birinci sınıfa göre şekillendirilmektedir. Bu ise, öğretimde ileriki yıllarda telafisi zor sıkıntılara yol açmaktadır. Özellikle matematik öğretiminde kreş ve ana sınıfında çocuklara uygun programlar geliştirilmediği için öğretilecek bilgiler biriktirilmekte ve okula başlar başlamaz çocuklara bu bilgiler birden alışılageldik yöntemlerle yoğun şekilde öğretilmeye çalışılmaktadır. Bu, hem çocukları dersten uzaklaştırmakta, hem de anne ve babaları psikolojik olarak sıkıntıya sokmaktadır"dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Matematik öğretiminin temelleri, en geç ana sınıfında atılmaya başlanmalıdır" diyen Necip Güven, şunları söyledi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bu temellerin, klasik öğretim sistemlerine göre atılmasının mümkün olmayacağı eleştirisi getirilebilir. Böyle bir eleştiri, mevcut sisteme göre doğru bir eleştiridir. Ancak, çocukların bulundukları yaşlar dikkate alınarak müzik ve Oyun temelli öğretim yöntemleri uygulandığında, bu yaştaki çocukların öğrenemeyeceği düşünülen bir çok bilgiyi tecrübelerime dayanarak daha verimli şekilde verilebileceğine inanıyorum. Bana bu fırsat verildiğinde, bu tezimin doğruluğunu her platformda ispat etmeye hazırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tezimi bu kadar kendime güvenle savunmamın ana sebebi kişisel değil, bir sistem savunmasıdır. Günlük hayatta yaptığımız işleri kolaylaştırıp zorlaştıran da aslında yalnız becerilerimizin eksikliği değil, çoğunlukla kullandığımız sistemlerin güçlü ya da zayıf oluşudur. Çocukların korkularının pekişmediği bu ilk yıllarda yapacağımız çocuk psikolojisine uygun öğretim sistemleri ile korkuların oluşması önlenip, matematiği sevdirmek mümkün olabilir. Bu teze karşı bunun bu zamana kadar yapılamadığı ileri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sürülebilir. Fakat bu, bundan sonra da yapılamayacağını göstermez. Günümüzden 40-50 yıl önceki mevcut sistemlerle yapılması imkansız ya da çok zor olan işler, yeni teknolojilerle daha kısa zamanda, daha az maddi imkanlarla ve daha kolay yapılmaktadır."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; 01.Kasım 2007 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇOCUĞUMA MATEMATİĞİ OYUNLA ÖĞRETİYORUM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk toplumunda yıllardır matematik öğrenme ve öğretme bir sorun olagelmiştir. Bu eğitim sistemi içinde 45 yılını öğrenci ve öğretmen olarak geçirmiş bir sınıf öğretmeniyim. 45 yıl içinde yaşadıklarım bana matematik alanında yaşadığımız sorunların ana nedeninin zeka yetersizliği olmadığını göstermiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2000 i yılların başında öğrencilik ve öğretmenlik tecrübelerim ve uzun araştırmalarım sonucunda bir eğitimci olarak çözüm için bir şeyler yapmam gerektiğini düşünerek matematik başarısızlığının anne-baba, öğrenci, öğretmen ve sistem yönünden yaşanan sorunları ortaya koyan "Matematikle Barışıyorum" kitabını yazarak kendi imkânlarımla bastırdım. 2004 yılından bu yana internette bana ulaşan anne-baba, öğrenci ve öğretmenlerin matematik öğretimine başlarken en çok çarpma öğretiminde ve buna bağlı olarak dört işlemde zorlandıklarına şahit oldum.Bu konuda yaptığım çalışmaları da 2009 yılı başında "Pratik Yöntemlerle Çarpma İşlemi Ve Dört İşlem" adında bir kitapçık haline getirerek paylaşıma sundum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuda tüm matematik yaşantımızın temelinin ilkokul matematiği olduğu gerçeğinden yola çıkarak ilkokul matematik konularının ve problem çözümlerinin ezberden uzak , günlük hayatımızla bağlantı kurularak, konuların anlatımı ve problemlerin anlaşılması ve çözümünde yatan mantığın açıklandığı , anne- babaların ve çocukların ailede yaşadığı "Matematik İşkencesini" "Matematik Eğlencesine" dönüştürecek bir kılavuz kitap yazmayı düşünüyorum. Adını "Çocuğuma Matematiği Oyunla Öğretiyorum" olarak düşündüğüm bu kitapta istiyorum ki anne-babalar aradıklarını bulabilsinler, evlerde yaşadıkları matematik öğretimi ve öğrenimi sorunlarını aşabilsinler.Konu anlatımı ve problem çözümlerinde anlaşılmayan sorunları aşabilelim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çalışmanın anne-babaların sorunlarına çözüm olabilmesi için anne-babaların ilkokul matematik öğretiminde en çok hangi konu anlatımı ve problem çözümlerinde sıkıntı yaşadıklarını öğrenmek istiyorum.Daha sonra da bu konularda ürettiğim çözümlerin anne-babalar tarafından incelenerek ne kadar faydalı olduğunu test etmek istiyorum. Kısaca oluşturacağım kitapların anne-babaların dertlerine ilaç olması için desteğinize ihtiyaç duyuyorum.Ülkemizde yaşanan matematik sorunlarının toplumsal bir sorun olduğu için çözümünün de toplumun her katmanının katkılarıyla oluşacağını düşünüyorum.Sizlerin görüşleri ve destekleri olmadan yazılacak bir kitabın bir çok eksiği olacağını düşünüyorum. Bu sorun hepimizin sorunudur ancak elele verirsek çözebiliriz.Bilhassa halen ilkokullarda çocukları olan anne-babaların ve halen görevde olup bu sorunları yaşayan öğretmenlerin katkılarını bekliyor ve önemsiyorum. Eğitimci-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazar Necip GÜVEN / Eskişehir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-KOLAY MATEMATİĞİN FORMÜLÜ: GÜVEN: “KRİZDEN EĞİTİMLE ÇIKILIR”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Matematik öğretimi ve kolay çarpım tablosunu öğrenme üzerine çalışmaları olan ve “Matematiği Sevdiren Adam” olarak tanınan eğitimci-yazar Necip Güven memleketi Bozüyük’e gelerek açıklamalarda bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Öncelikle yazdığı kitaplar hakkında bilgi veren Güven “ilk kitabıma “matematikte yaşanan sorun yalnız bir öğrenci sorunu değil toplumsal sorundur ve çözümü de vardır. O halde çözümü de toplumsal olmalıdır” diyerek başladım. 2004 yılından bu yana “Matematikle Barışıyorum” adlı kitabıma yapılan değerlendirmeler bu tespitimin ne kadar yerinde olduğunu ortaya koydu. Toplumumuzun her kesiminden aldığım geri bildirimler Türk insanının aslında çok zeki olduğu ve matematikle barışmasının mümkün olduğunu ortaya koydu” dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu değerli ve toplumun çeşitli kesimlerinden övgü ile bahsedilen çalışmanın ardından 2. aşamaya gelen Güven ilk kitapta yaptığı matematik konusundaki teşhisini geliştirerek tedavi ve operasyon aşamasına geldiğini, 2. kitabında matematikten soğutan ezber yöntemini çöpe attığını çarpım tablosunu ve bölmeyi yeni ve basit yöntemlerle öğrenmenin yollarını sunduğu “Etkili Ve Pratik Yöntemlerle Çarpma Öğretimi Ve Dört İşlem” adlı kitabını anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; “İstediğimiz kadar çabalayalım, istediğimiz kadar kaynak harcayalım, Annelerin desteğini almayan hiçbir projenin en ufak bir başarı şansı yoktur” diyen Necip Güven tamamen anneleri merkez alan ve ilkokul mezunu annelerin dahi kolaylıkla faydalanabileceği , ana sınıfından 5.sınıfa kadar annelerin en zorlandığı konularda onlara kılavuz olacak “Çocuğuma Matematiği Oyunla Öğretiyorum” adlı 3. kitabımın startını vermiş bulunuyorum. Bu  çalışmalarda annelerin tam desteğini sağladığımızda tüm dünyaya Türk çocuklarını ve gençlerinin neler başarmaya muktedir olduğunu göstereceğiz” dedi.  3. kitabıyla anne ve çocuk arasındaki matematik işkencesini matematik eğlencesine dönüştüreceğini iddia eden Güven “3. kitabımda matematiğin nasıl öğretilebileceğini anlatacağım ve ana sınıfından 5. sınıfa kadar olan matematik öğreniminde matematiği şarkı oyun ve eğlenceli uygulamalarla birlikte öğreteceğim” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            “Biz çocukluğumuzda ve gençliğimizde Alman ve Japon mucizesini çok dinledik. Biz Türkler olarak onlardan daha iyisini, Türk mucizesini başaracak kapasitedeyiz. Çünki biz Mimar Sinan’ların, Yunus Emre, Mevlana ve Nasreddin Hoca’ların nesliyiz. Kartallar uçar, tavuklar kaçar” dedi. Ayrıca ülkemizde yaşanan krizlerin anahtarını eğitimde gören Güven “ krizden çıkmak için Türk Milletine mucize lazım. Bu mucizeyi de ancak eğitimciler başarabilir. Nasıl Fatih’lerin arkasında Akşemseddin’ler varsa yazılan her başarı destanının arkasında da mutlaka bir eğitimci vardır” diyen Güven içindeki matematiği sevdirme ve öğretme aşkının verdiği ilhamla yazdığı şiirlerinden de örnekler sundu.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22 Ağustos 2009 Cumartesi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematik Öğretiminde ''Anadolu Açılımı''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kütahya'ya gelen Eğitimci_yazar,  emekli sınıf öğretmeni Necip GÜVEN, ünlü Türk büyükleri Mimar Sinan, Yunus Emre, Mevlana ve Nasrettin Hoca'yı model alarak oluşturduğu ''Anadolu Açılımı'' projesiyle çocukların ve gençlerin matematiği kolay öğrenmesini hedefliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emekli sınıf öğretmeni Necip Güven (54), 1999 yılında yapılan uluslararası matematik seviye belirleme sınavlarına Türkiye de dahil olmak üzere 38 ülkeden öğrencilerin katıldığını anımsattı. Bu sınavda matematikteki genel başarı sıralamasında 31'inci olan Türkiye'nin; Singapur, Güney Kore, Tayvan, Hong Kong ve Japonya gibi Uzak Doğu ülkelerinin çok gerisinde kaldığını belirten Güven, OECD'nin 2000'den bu yana 3 yılda bir OECD ülkeleri ve diğer katılımcı ülkelerde Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(PISA) uygulamaları yürüttüğünü anlattı. Güven, 2006'da Türkiye'nin katılımcı 57 ülke arasında fende 44'üncü, matematikte 37'inci, okumada 43'üncü olarak OECD ülkeleri arasında sondan ikinci sırada yer aldığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin matematik başarısının OECD ülkeleri ortalamasının altında olduğuna dikkati çeken Güven, ''Ülkemizde eğitimdeki başarı düzeyini belirleyen en kapsamlı sınavlardan biri ÖSS'dir. 2007'deki ÖSS verilerine bakıldığında matematik alanında sıfır puan alanların sayısının önceki yıla göre 27 binlerden 47 binlere çıktığı görülmektedir'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güven, Türkiye'deki matematik başarısızlığının mazeretlerle açıklanamayacağını ifade ederek, ''Mazeretlere sığınıp mevcut durumu kabul ederek sineye çekmek yerine tüm mazeretleri ortadan kaldırmak için çözümlere odaklanmak gerektiğini'' bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip Güven, daha önceki yıllarda öğrencilere matematiği sevdirmek için şiir ve deneme kitapları yazıp şarkı bestelediğini hatırlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Kolay matematik öğretimi'' konusunda son 10 yıldır yürüttüğü çalışmaları ''Anadolu Açılımı'' adıyla insanlara sunma aşamasına geldiğini anlatan Güven, bu projesinde anneleri önemli bir faktör olarak belirlediğini söyledi. Güven, eğitimcilerle öğrenciler arasında annelerin köprü görevi yapacağına işaret ederek, ''Anneler ilk öğretmenlerimizdir ve sorunlarda en çok acı çeken kitledir. Matematik dahil tüm eğitim ve öğretim sorunlarının çözümünde annelerin içinde yer almadığı çözümlerin başarıya ulaşma şansı yoktur. Bu sorunların bürokratik sistem içinde de çözülme şansı yoktur. Matematik sorunu ancak çözüme odaklanmış, toplumun her kesiminden gönüllü bireylerin yer aldığı takım çalışmaları sonucu çözülebilir. Tüm tarafların çözüm içinde etkin rol almadığı çalışmalarsa çocuklarımız, anneler ve eğitimciler arasında gidip gelen bir pinpon topuna döner" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güven, ''Anadolu Açılımı'' projesinde Mimar Sinan, Mevlana, Yunus Emre ve Nasrettin Hoca'nın yaşam felsefelerini baz alarak, onların başarıya ulaşmadaki inanç, kararlılık ve azimlerine dikkati çekmeye çalıştığını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mimar Sinan'ın sürekli kendisini geliştirerek ustalık dönemi eserlerini 70 yaşından sonra ortaya koyduğunu belirten Güven, Türkiye'de insanların 50-60 yaşlarında emekli edilerek en verimli dönemlerinde sistem dışında kaldığını savundu. Edirne'deki Selimiye Camii'nin, Mimar Sinan'ın yaşamındaki zirvesi olduğunu dile getiren Güven, başarılı olmak isteyen her insanın kendisine böyle hedefler koyması gerektiğini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yunus Emre'nin, ''Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz'' sözünü hatırlatan Güven, matematik eğitimcilerinin öğrencilerin işini kolay kılması halinde başarı merdivenlerinin tırmanılacağını anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasrettin Hoca'nın nüktedanlığı ve hazır cevaplılığıyla Türk insanının zekasını yansıttığını söyleyen Güven, ''Nasrettin Hoca, herkese, 'Haklısın' diyor. İnsanların inançları neyse yanlış da olsa ona inanmaya devam ederler. Matematiğe zor diyen bir öğrenciye bu iş zor gelir, motivasyonunu olumsuz etkiler. Biz matematiği kolay diye algılatırsak iş çözülür. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevlana'nın öğütleri, matematiğe güzel yanlarından bakmamızı sağlayabilir. Nasıl bakarsan öyle algılarsın. Matematiğe bakış açımızı Mevlana'nın&lt;br /&gt;öğütlerine göre kurarsak başarı şansımız artar. İşte dört ünlü Türk büyüğümüzün yaşamından yola çıkarak oluşturduğumuz proje, çocuklara matematiği sevdirecek'' şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül 2009 Kütahya İHA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematiği Sevdiren Adam, Necip Güven Kimdir?  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip GÜVEN,1955 yılında Bilecik ili Bozüyük ilçesi Yeşil çukurca köyünde doğdu. Babasının işi nedeniyle Kütahya’ya taşındılar. İlkokulda sık sık öğretmen değişikliği ve güvensizlik nedeniyle bir çok yeteneğinin farkına varamadı. Dördüncü sınıfın ikinci dönemi ve beşinci sınıfta ufak bir kıpırdanma görüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok fırtınalı bir orta ve lise öğretimi sonunda liseden mezun olan yazarımız 1979 yılında üniversite sınavlarında eğitim enstitüsü sınıf öğretmenliği bölümünü kazandı.1981 yılında Burdur Eğitim Enstitüsü’nde sınıf öğretmeni olarak mezun oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sırasıyla Mardin, Gaziantep,Sivas,Bursa-İnegöl’de öğretmenlik yaptıktan sonra Eskişehir’e atandı.2007 Temmuz ayında resmi görevinden emekli oldu,ancak eğitimcilik son bulmayan bir meslek olduğu için halen aktif olarak eğitim hayatına devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1999 yılı Mart ayında bir radyo programında yazar Oğuz SAYGIN’ı tanıması hayatında bir dönüm noktası oldu. Yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen eski defterleri dürerek hayatında beyaz bir sayfa açtı.’’Negatif Limanlardan,Pozitif Sulara’’yol almaya başladı.Daha sonra yazar Alişan Kapaklıkaya ile tanışarak ‘’Pozitif Düşünce’’ kervanına katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2004 yılında “Matematikle Barışıyorum” adlı ilk kitabını çıkardı.Hem kitabı hazırlama sürecinde hem de kitabın yayınlanışının ardından matematik korkusu ve ve matematik eğitimi konusunda düşünceleri, deneyimleri ve endişeleri içeren bir çok okuyucu mektubu aldı.Matematik korkusunun ne kadar yaygın ve büyük bir problem olduğunu gözler önüne seren bu mektupların bir bölümüne “Matematikle Barışıyorum” kitabında yer veren Necip Güven,şimdi bu mektupları kişisel internet sitesinde derliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2009 yılında "Pratik ve Etkili Yöntemlerle Çarpma Öğretimi ve Dört İşlem" isimli ikinci kitabını yayınladı. Halen Eskişehir'de çalışmalarını devam ettiren Necip Güven, şu sıralarda www.matematigisevdirenadam.com sitesinde yeni yazılarını yayınlamaya devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip Güven'le yapılan uzun bir ropörtaj..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Direk konuya girelim. Hocam matematik sizce zor bir ders mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana göre ''Matematik Dersi Zordur.'' ifadesi gibi ''Matematik Dersi Kolaydır. '' demekte yanlıştır.Bu ifadeler resmin bütününü algılamamıza engel oluyor.Bu ifadeler şuna benziyor. 10 katlı bir apartmanın önüne gelip ''Bu apartmanın10 katına çıkmak kolaydır veya zordur.'' demek gibidir. Ama şöyle dersek iş değişir.''Bu apartmanın 10. katına merdivenle çıkmak zordur ama aynı yere asansörle çıkmak çok kolaydır.'' Yani kurduğumuz cümlelerde resmin bütününü ortaya koyup ona göre cümle kurmalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cümleyi ''Matematik dersini yıllardır dedem zamanından kalma bayatlamış, modası geçmiş ezberci yollarla öğretmek ve öğrenmek çok zordur.'' şeklinde kurarsanız bu cümlenin altına ''Çok doğru'' diyerek 100 tane imza atabilirim.''Matematik dersi kolay bir derstir.'' ifadesini de ''Matematik dersi işini çok iyi bilen ve seven öğretmenler tarafından ezberciliğin dışına çıkarak ilginç yöntem ve yollarla öğretilirse kolay bir ders haline gelir.'' derseniz bu cümlenin de altına ''Çok doğru '' diye 100 tane imza atabilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela ben bir sınıf öğretmeniyim bu yüzden daha çok ilk okul matematiği üzerinden örnek vermem doğru olur.Bana '' Hocam, matematik dersi bana çok zor geliyor.'' diyen anne-babalara ''Haklısınız, sizin yöntemlerinize göre hakikaten zor ama benim kullandığım yöntemlere göre ise hem zevkli hem de kolay diyorum.Ders aynı ders fark nerede sorusuna ''Karşınızdaki matematik dağına siz bir dağcı gibi tırmanmaya çalışırken ben aynı dağa uzun yıllara dayanan tecrübe ve deneyimlerimle yaptığım ''Matematik teleferikleriyle'' hiç zorlanmadan '' ulaşıyorum diyorum.&lt;br /&gt;Sizlere soruyorum,''Uludağ’a kayak yapmak için giderken tırmanmayı mı yoksa teleferikle ulaşma seçeneğini mi tercih edersiniz ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani doğru çalışma tekniklerini kullananlar için kolay bir ders..     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ''Matematik Dersi '' ile ilgili şu gerçekleri de ifade edelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dersi ve öğretmenini seven için ''Matematik Dersi'' kolay iken sevmeyen için zordur.&lt;br /&gt;Temeli sağlam bir öğrenciye matematik dersi kolayken temeli iyi olmayan öğrenci için zor bir derstir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Formüllerin mantığını kavramış bir öğrenci için kolay bir ders olan matematik formüllerin mantığını bilmeyen ''Formül Ezbercileri '' için çok zor bir derstir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sistemli çalışan bir öğrenci için kolay olan matematik dersi, sınavdan sınava ders çalışan bir öğrenci için hakikaten zor bir derstir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olumsuz ön yargıları olan bir öğrenci için zor olan matematik olumlu düşünen kimseler için o kadar zor değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hocam,peki www.matematigisevdirenadam.com sitesi neden açıldı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sitemizin en önemli amacı insanlara yalnız matematik öğretmek değil, insanları matematiği öğrenmeye hazır hale getirmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu söylediklerimiz bizim matematik konusundaki projelerimizin olmadığı şeklinde yorumlanmamalı: çünkü öğrenmeye hazır olmayan bir insan kapağı kapalı bir şişeye benzer; onu doldurmak için dökeceğimiz sular hep yerlere dökülecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca diğer amacımız yalnız öğreten bir organizasyon değil, hem öğreten öğrenirken de öğrenen bir organizasyon olmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz yalnız alan değil; aldıklarını inceleyen, işleyen,yorumlayan, geliştiren, üreten, ürettiklerini paylaşan, paylaştıkları ile karşısındakileri de üretmeye teşvik eden bireyler haline gelmek istiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz her şeyi bildiğimiz iddia etmiyoruz. Ancak bilgilerimizi paylaşırsak birlikte gelişeceğimizi düşünüyoruz. İki elmamızdan birini size verirsek bizim bir, sizin de bir elmanız olur. Sizin ve bizim birer bilgimiz olur ve paylaşırsak sizinde bizimde ikişer bilgimiz olur. Maddi şeyler paylaşıldıkça azalırken, bilgi aksine paylaşıldıkça artar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim sitemizin müdavimleri öyle üretken olmalı ki bir süre sonra bizim ürettiklerimizden daha güzel, daha ileri çalışmalara imza atsınlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin bir de hem sözlerini yazdığınız hem bestesini yaptığınız "Matematik Şarkılarınız" var. Matematik ve müzik ne alaka?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklayayım.Arkadaşlar yapılan bilimsel araştırmalarda müziğin öğretimde mucizevi sonuçları ortaya çıktı.Şu benim ''Matematik ve motivasyon'' şarkıları çalışmama destek verin dememe rağmen kulak asılmadı.Bakalım müzik hayata hangialanlarda çok kullanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Sporda : Kocaman, kocaman adamlar takımlarının marşlarıyla coşuyor, şovlar yapıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Dini duyguları telkinde ( özgün müzik, ilahi ) müzik sıkça kullanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Eğlencede : Çocuklara eğitim ve öğretim amaçlı müzik yapmamız için yardım etmeyen kocaman ve kodaman adamlarımız ''Manda yuva yapmış söğüt dalına'' türküsünü duyunca yerinde duramayıp piste fırlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Tıpta : Ruhsal sorunlarda ve otistik çocukların tedavisinde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-Reklamlarda ürünleri tüketiciye pazarlamak için.Amaçlarına fazlasıyla ulaşıyorlar da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6-Seçimlerde partiler seçmeni tavlamak ve avlamak için müziği araç olarak sonuna kadar kullanıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar alanda kullanılan müzik matematikle dargın mı acaba? Siz hiç matematikten bahseden bir şarkı duydunuz mu? Bir dakika özür dilerim.Var, tamam var! ''Kendimden kendimi çıkardım.Sıfır kalmaz.Matematik yalan söylüyor hocam.'' Tuh ! Bir tane var , o da matematiği kötülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ve benim gibi deli olan asistanımla birlikte bir çok matematik ve motivasyon şarkısından (sınrlı imkanlarımız yüzünden) ancak üç tanesini müzikal (Silkiniş Türküsü, Süper Çocuklar ve Sayı Treni şarkıları) hale getirebildik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hocam, bu kadar uğraş neden? Nereye koşuyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatın her bölümünde farkında olalım veya olmayalım bazı dersler çıkarırız.Çıkardığımız bu derslerden en önemlileri farkında olarak çıkardığımız derslerdir.Bu açıdan ele alırsak hayatımda en önemli kararları almaya ve gereken adımları atmaya başlamam 1999 Yılında Hocam Oğuz SAYGIN'la tanışmamdan sonradır.Eğer o gün o adımları atmamış olsaydım bu gün ne ''Matematikle Barışıyorum'' kitabı, ne Web sitesi ne de matematik projelerim olurdu.&lt;br /&gt;Hiç bir zaman kısa zamanda para kazanıp zengin olma gibi bir düşünceye kapılmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O şekilde düşünenleri de kendimce ''KABAKÇI '' düşünce olarak gördüm.Kabağı ekersiniz 3ay sonra toplar ve satarsınız.Ertesi yıl tekrar eker tekrar satarssınız.Bu böylece sürüp gider.Fakat ceviz fidanı dikerseniz bu fidan 5-6 hizmetten sonra ancak yavaş yavaş meyve vermeye başlar.Kısaca meyvelerini toplamak için biraz sabır ve bakım gerektirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kitapta okuduğum sözü adeta beynime kazmıştım. O sözde ana fikir olarak şöyle diyordu.''Çalıştığınız bir işte kazandığınızdan fazla üretmeye devam ederseniz bir gün ürettiğiniz kadar kazanmaya başlarsınız.'' diyordu.Bu yüzden, hiçbir zaman halk diliyle ''Bu kadar ekmeğe ancak bu kadar köfte olur.'' demedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hedefiniz mevcut eğitim pastasından pay kapmak mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır .Çünkü şu anda mevcut milli geliri çok yetersiz buluyorum.Hedefim, mevcut pastadan pay kapmak değil pastayı Türk milletine yaraşır şekilde büyütmeye katkıda bulunmaktır.Hiç bir zaman para, para, para demedim.Parolam, her zaman para+dua olmuştur. Eğer benden hizmet satın alan kişinin bana verdiği parada gözü varsa ben o parayı hak etmemişim olurum diye düşünüyorum.Bu yüzden benden kitap alıpta verdiğim paranın karşılığını alamadım diyenler kitabı iade edip paralarını geri istemelidirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hedefleriniz nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu soruya cevabım, Türk çocukları ve gençleriyle birlikte dünya çapında projeler imza atmaktır.Dünya çapında olamayan hedef ve projeleri hiç dikkate almıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hedeflere ulaşacağınıza inanıyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, tüm benliğimle inanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hedeflere ulaşmak çok zor hatta imkansız değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır.. Çünkü ben şöyle düşünüyorum. '' Tepeleri hedefleyenler için dağlar aşılması imkansız olabilir fakat ufukları hedefleyenler için tepeler ve dağlar aşılması gereken sıradan birer engeldir. Unutmayalım ki, inanılmaz işleri ancak inananlar başarır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitimci-yazar Necip GÜVEN Eskişehir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tel: 0 ( 505 ) 346 80 02 ( Avea Öğretmen Hattı )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Email 1: necipguven2003@mynet.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Email 2:matematigisevdirenadam@gmail.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Web: http://www.matematigisevdirenadam.com &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İNTERNETTE Necip Güven ve Çalışmaları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ana Web Sitemiz: www.matematigisevdirenadam.com&lt;br /&gt;Eski Sitemiz: matematigisevdirenadam.wordpress.com&lt;br /&gt;Facebokk: Matematiği Sevdiren Adam&lt;br /&gt;Şu Anda Açık Olan Bloglarımız ( Daha sonra açılanlardan haberdar edeceğim.Necip GÜVEN)&lt;br /&gt;1.necipguven.blogspot.com (Necip Güven'den Makaleler ve Paylaşımlar)&lt;br /&gt;2.tekerlemelicarpimtablosu.blogspot.com&lt;br /&gt;3.carpimtablosuoyunlari.blogspot.com&lt;br /&gt;4.carpimtablosuezberinehayir.blogspot.com&lt;br /&gt;5.kolaycarpimtablosu.blogspot.com&lt;br /&gt;6.zevklicarpimtablosuogrenme.blogspot.com&lt;br /&gt;7.carpimtablosuezberleme.blogspot.com&lt;br /&gt;8.matematiklebaristim.blogspot.com&lt;br /&gt;9.carpimtablosunasilezberlenir.blogspot.com&lt;br /&gt;10.matematiktemelimyok.blogspot.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazılarımızın Yayınlandığı Bazı Siteler&lt;br /&gt;1-www.nevvalsevindi.com/oku ( Kültür Bölümü ) Matematik Eğitim Ana sınıfında Başlamlıdır )&lt;br /&gt;2-www.hikayeler.net (Makale Ve Şiirler )&lt;br /&gt;3-www.turkpdr.com ( Üyelerimizin Yazıları Bölümünde )&lt;br /&gt;4-http://www.sehirgazetesi.com.tr (Matematiği sevdiren adam ve Hacivat-Karagöz 8 Mayıs 2010 )&lt;br /&gt;5-http://www.bilinclianne.com (Editörden Köşesi Müzik Matematik Ve Oyun 03,06,2009&lt;br /&gt;6-www.yorumcuyuz.net ( Eğitim-Öğretim Matematik bölümündeki ‘’matematiği sevdiren adam’’ adı altında yazdığım yazılar ))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annelere Sesleniş ! ( Şiir ) &lt;br /&gt;‘’Bu şiiri , önce en zor günlerimde bana kol kanat geren , çalışmalarımı yüreklendirici konuşmaları ile daima destekleyen Dürdane ELHAN ve Müyesser Saka Öğretmenlerime ….. Daha sonra da yüreği sevgi dolu tüm annelere armağan ediyorum….Necip GÜVEN&lt;br /&gt;19 Ekim 2009 Pazartesi ‘’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANNELERE SESLENİŞ !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne olur anneler, çaresizce bakmayın,&lt;br /&gt;Gözyaşlarınızı tutun, o bayrama saklayın.&lt;br /&gt;Kâbus bitti, bak kartallar gelecek,&lt;br /&gt;Anadolu bayram yapıp gülecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarınları ne olacak hiç korkma,&lt;br /&gt;O masum yavrunu öp, sarıl ve kucakla.&lt;br /&gt;Kartallara zindan olan kümesler yıkılacak,&lt;br /&gt;Hedeflenen zirvelere birer birer çıkılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dava bizim için namustu,&lt;br /&gt;O gördüğün gerçek değil kâbustu.&lt;br /&gt;Yeter, son ver bitsin artık bu ağıt.&lt;br /&gt;Mutfağında helvanı yap ve dağıt.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bak tarihe, bu millet ne badireler gördü.&lt;br /&gt;Anadolu’yu hakir gören hem sağırdı hem kördü.&lt;br /&gt;Savaştasın üç silahın var unutma !&lt;br /&gt;Güzel kitap, yazan kalem ve kağıt.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir zamanlar bu davaya Dürdaneler, Müyesserler baktılar.&lt;br /&gt;Önümüzde sönmez ışık yaktılar.&lt;br /&gt;Zaman geldi, koşan atlar yoruldu,&lt;br /&gt;Bayraklar genç kartala verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç kartallar ufuklara bakındı,&lt;br /&gt;Haydi gayret , zaten zirve yakındı.&lt;br /&gt;Bir silkindi, çılgın gibi koşturdu,&lt;br /&gt;Anadolu insanını coşturdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir milleti ilerleten ufuktur,&lt;br /&gt;Madenimiz altın değil çocuktur.&lt;br /&gt;Eğitimdir kaliteyi getiren&lt;br /&gt;Çözüm olup problemi bitiren.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip Güven 19 Ekim 2009&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dürdane Elhan ve Müyesser SAKA Hocalarımın şiirime verdikleri cevap mesajları....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayın NECİP Bey, yazdığınız şiire teşekkür ederim.Çok zarif bir jest yapmışsınız. Başarılarınızın devamını dilerim.Yaşam kısa sizde koşuyorsunuz bu koşuşturmalarda inşallah daha çok basarılar yakalayacaksınız.Selamlar…Dürdane ELHAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşekkür ederim. Beni de çalışmalarınızda andığınız için. Kolay gelsin. Başarılar.&lt;br /&gt;Müyesser SAKA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merhaba Dürdane ve Müyesser Hocam, ben sizleri her zaman anıyorum.Sizlere (Dürdane ELHAN; Müyesser SAKA,G.Veli KİŞİOĞLU ve Basri KÖSELER ) beni ve projelerimi destekleyen arkamdaki ``Muhteşem Dörtlü`` diye takdim ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BKNZ. http://www.hikayeler.net/yazilar/129151/arkamdaki-muhtesem-dortlu-1-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.hikayeler.net/yazilar/129152/arkamdaki-muhtesem-dortlu-2-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yetti Artık Canımıza '' Çarpım Tablosu Şiiri '' &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çarpım tablosu,&lt;br /&gt;Çarpım tablosu dediniz,&lt;br /&gt;Başımızın etini yediniz.&lt;br /&gt;Bela oldu başımıza,&lt;br /&gt;Yetti artık canımıza.&lt;br /&gt;Başımızda nöbet bekler büyükler,&lt;br /&gt;Sırtımızda sanki tonlarca yükler.&lt;br /&gt;Oyun hakkımızı elimizden aldınız,&lt;br /&gt;Oyuna doyamadık.&lt;br /&gt;Kırdığınız yumurta bini geçti,&lt;br /&gt;Çoğunu sayamadık.&lt;br /&gt;Çarpılan çarpım tablosu mu&lt;br /&gt;Yoksa biz mi anlamadık.&lt;br /&gt;Boşa gitti tüm emekler,&lt;br /&gt;Arabalar, bebekler hep bizi bekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;******************&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çarpım tablosu,&lt;br /&gt;Çarpım tablosu dediniz,&lt;br /&gt;Başımızın etini yediniz.&lt;br /&gt;Bela oldu başımıza,&lt;br /&gt;Yetti artık canımıza.&lt;br /&gt;Ya bu işin kolayını bulun,&lt;br /&gt;Ya da başımızdan yok olun.&lt;br /&gt;Boş yere günlerce bize kızdınız,&lt;br /&gt;Ufacık çocuklara mezar kazdınız.&lt;br /&gt;Hatanızın suçunu bize yıktınız,&lt;br /&gt;Streslere sokup, canımızı yaktınız.&lt;br /&gt;Başımızda nöbet bekler büyükler,&lt;br /&gt;Sırtımızda sanki tonlarca yükler.&lt;br /&gt;Oyun hakkımızı elimizden aldınız,&lt;br /&gt;Oyuna doyamadık.&lt;br /&gt;Kırdığınız yumurta bini geçti,&lt;br /&gt;Çoğunu sayamadık.&lt;br /&gt;Çarpılan çarpım tablosu mu&lt;br /&gt;Yoksa biz mi anlamadık.&lt;br /&gt;Boşa gitti tüm emekler,&lt;br /&gt;Arabalar, bebekler hep bizi bekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip GÜVEN Eskişehir 21 Temmuz 2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tel: 0 ( 505 ) 346 80 02 ( Avea Öğretmen Hattı )&lt;br /&gt;Email 1: necipguven2003@mynet.com&lt;br /&gt;Email 2:matematigisevdirenadam@gmail.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Web: http://www.matematigisevdirenadam.com &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematik Yolları Dar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematik yolları dar,dar.&lt;br /&gt;Bu konuda şikayetler var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematik dersini&lt;br /&gt;Başa bela yaptınız.&lt;br /&gt;Yeni yöntem bulmayıp&lt;br /&gt;Suçu bize yıktınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematik yolları dar,dar.&lt;br /&gt;Bu konuda şikayetler var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya hızla giderken&lt;br /&gt;Siz frene bastınız.&lt;br /&gt;Notu bir silah yapıp&lt;br /&gt;Öğrenciyi astınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematik yolları dar,dar.&lt;br /&gt;Bu konuda şikayetler var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilimlerin şahını&lt;br /&gt;Kara bela yaptınız.&lt;br /&gt;Çözmek varken sorunu&lt;br /&gt;Çıkmaz yola saptınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematik yolları dar,dar.&lt;br /&gt;Bu konuda şikayetler var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cem Yılmaz'ın ağzına&lt;br /&gt;Bizi sakız ettiniz.&lt;br /&gt;Boş nutuklar çekerek&lt;br /&gt;İşinize gittiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematik yolları dar,dar.&lt;br /&gt;Bu konuda şikayetler var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kocaman kartalın&lt;br /&gt;Kanadını yoldunuz.&lt;br /&gt;Şimdi oldun bir tavuk&lt;br /&gt;Diye ona güldünüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematik yolları dar,dar.&lt;br /&gt;Bu konuda projeler var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematik yolları dar,dar.&lt;br /&gt;Bu konuda projemiz var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söz : Necip GÜVEN 10 Mayıs 2008 Eskişehir&lt;br /&gt;Beste : Evreşe Yolları Dar ( Anonim ) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematiği Sevdiren Adam &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiren Hoca’nın gönlü zengindir,&lt;br /&gt;Başarı sağlayan ancak dengindir.&lt;br /&gt;Hoca kitapları tarayıp durdu ,&lt;br /&gt;Size anlaşılır çözümler kurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ezberci çözümlerle iyi sonuç alınmaz,&lt;br /&gt;Düzen bozuk ise o saz çalınmaz.&lt;br /&gt;Dersin anahtarı kitaplarda var,&lt;br /&gt;Sunduğu kolaylıklar size olur yar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gizemli kitapta her şey bellidir,&lt;br /&gt;Problemin hali bir kaç yolludur.&lt;br /&gt;Oyunla anlatır bu dersi Hoca,&lt;br /&gt;Çılgınca uğraşır hedefi yüce.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematik bize candan dost olur,&lt;br /&gt;Sevip kucak açan zordan kurtulur.&lt;br /&gt;Başarı kişinin beyninde gizli,&lt;br /&gt;Bu gizi çözenin çabası hızlı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkunun ecele faydası yoktur,&lt;br /&gt;Çözümü anlayıp ders alan çoktur.&lt;br /&gt;Hoş bir seda ile seslenip durur,&lt;br /&gt;Oyunla, müzikle hedefi bulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelin ey Veli’ler, sevgi serelim,&lt;br /&gt;Gelişmiş fidandan güller derelim.&lt;br /&gt;Bayrağı yükseklere dikecek gücün var&lt;br /&gt;Sana destek oğlum, kızım, bacın var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabri DİL (Mestani) Eskişehir 11 Ağustos 2009 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AŞKIMIZ MATEMATİK!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sendeki güzelliği görmeyenler utansın,&lt;br /&gt;Anlat ki hünerini cümle alem uyansın.&lt;br /&gt;Seni kötü makyajla öyle çirkin yaptılar&lt;br /&gt;Kıymetini bilmeyip bir kenara attılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güya sana küsüp, kızıp ta darılırlar&lt;br /&gt;Zengin olma hülyasıyla sayısala sarılırlar.&lt;br /&gt;Bilmezler ki zaman sensin, itiraf etmiyorlar.&lt;br /&gt;Hem sana küsüyorlar, bırakıp gitmiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şiirin temelisin, müzik senle yoğrulur,&lt;br /&gt;Sistemlere bakılmaz, hesap senden sorulur.&lt;br /&gt;Nefret edenlere nasıl anlatsam seni,&lt;br /&gt;Makyajını silip te göstersem güzelliğini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ezberin kuyusuna Yusuf gibi attılar,&lt;br /&gt;Suçları yokmuş gibi rahat rahat yattılar.&lt;br /&gt;Dişini sık güzelim, kurtarmaya az kaldı,&lt;br /&gt;Söyle güzel yüzüne karaları kim çaldı ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kraliçelik tahtın hazır seni bekliyor,&lt;br /&gt;Bilimlerin şahını çok özledik gel diyor.&lt;br /&gt;Kıymetini öğrendik, baş köşeye koyacağız,&lt;br /&gt;Sana olan sevdamızı ülkemize yayacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip GÜVEN Eskişehir 24 Şubat 2009&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MATEMATİKLE BARIŞIYORUM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlkokulda seni karşımda buldum,&lt;br /&gt;Korkudan yıkıldım, sararıp soldum.&lt;br /&gt;Korkumun ilacıyla tanışıyorum,&lt;br /&gt;Matematik seninle barışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Modern matematik dedin uyuttun beni,&lt;br /&gt;Rüyamda bile korkuttun beni.&lt;br /&gt;Yeni yöntemlerle tanışıyorum,&lt;br /&gt;Matematik seninle barışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vereme bile çare bulundu,&lt;br /&gt;Matematik ise bir kenara konuldu.&lt;br /&gt;Gerçek matematikle tanışıyorum,&lt;br /&gt;Matematik seninle barışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olmaz denen Bolu Dağı delindi,&lt;br /&gt;Korkularım birer birer silindi.&lt;br /&gt;Pırıl pırıl zekâmla tanışıyorum,&lt;br /&gt;Matematik seninle barışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neye inanırsam kaderim oymuş,&lt;br /&gt;Korkular virüsü beynime koymuş.&lt;br /&gt;Anti-virüs programlarıyla tanışıyorum,&lt;br /&gt;Matematik seninle barışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana giden yollar bir tek değil çok imiş,&lt;br /&gt;Bu konuda benim fikrim yok imiş.&lt;br /&gt;Patikadan çıktım, otobanla tanışıyorum,&lt;br /&gt;Matematik seninle barışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ezberdir diyerek sana çamur attılar,&lt;br /&gt;Suçu sana yıkıp rahat rahat yattılar.&lt;br /&gt;Ezbersiz yöntemlerle tanışıyorum,&lt;br /&gt;Matematik seninle barışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film bitti artık ezber bozuldu,&lt;br /&gt;Bunun için ne destanlar yazıldı.&lt;br /&gt;İçimdeki gerçek güçle tanışıyorum,&lt;br /&gt;Matematik seninle barışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atalarımın izinden gitmeliyim,&lt;br /&gt;Zirveye bayrağı dikmeliyim.&lt;br /&gt;Kararlıyım dünya ile yarışıyorum,&lt;br /&gt;Matematik seninle barışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip GÜVEN Eskişehir 14 Ağustos 2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-5674201831731613207?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/07/anneler-mujde-matematik-cevap-bankas.html</link><author>noreply@blogger.com (Necip Güven)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-1139085170640832829</guid><pubDate>Mon, 14 Jun 2010 08:18:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-06-14T01:18:32.113-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Matematik Haberleri</category><title>ÖSS'de 600 bin Kişinin Çözemediği İlköğretim Sorusu</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-7JaZOydLRI/TBXlmXE8eCI/AAAAAAAAA2Y/E74bUV_UQfM/s1600/genclik.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_-7JaZOydLRI/TBXlmXE8eCI/AAAAAAAAA2Y/E74bUV_UQfM/s1600/genclik.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d3d3d; font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d3d3d; font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d3d3d; font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px;"&gt;BU soruyu ilköğretim 3. sınıf öğrencileri matematik dersinde çözüyor. Ancak üniversiteli olmaya hazırlanan lise son sınıf öğrencisi ya da mezunu 1.5 milyon gençten 600 bini üniversiteye giriş sınavında bu soruyu yanıtlayamıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d3d3d; font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d3d3d; font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d3d3d; font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px;"&gt;Geçtiğimiz gün ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan’la bu hafta başlayacak Lisans Yerleştirme Sınavları öncesinde röportaj yaptık. 36 yıldır üniversite sınavlarını gerçekleştiren kurumun başındaki kişi olarak kendisini en çok hangi tür soruların yapılamıyor olmasının şaşırttığını sordum. Artık şaşırmadığını ama yüzde 99’unun çok rahat çözebileceği soruları yarım milyonu aşkın gencin çözememesine üzüldüğünü söyledi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d3d3d; font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d3d3d; font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d3d3d; font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px;"&gt;Sonra da bunu örnekle açıkladı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d3d3d; font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d3d3d; font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d3d3d; font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px;"&gt;“Bir iki yıl önce üniversiteye giriş sınavında 80 - (12 + 3 + 8) = ? diye bir soru sorduk. Şimdi bu soruya baktığınızda ne düşünürsünüz? ‘Çocuklar bunu yapar’ dersiniz. Oysa bu soruya 600 bin öğrenci cevap verememiş. Neden cevaplamamışlar, neden yapamıyorlar? İlkokul çocuğu bu soruyu yapıyor. Bunlar lise çocukları ya da mezunları. İşte bu soru gibi yüzde 99’unun kesinlikle çözmesi gereken çok basit sorular var. Ama çözemiyorlar. Biz çok basit, yüzde 100 hepsi cevap verir diye ‘Cumhuriyet kaç yılında ilan edildi?’ gibi soruları sınavlarda sormuyoruz. Ama artık kuşkuluyum. Şimdi bu soruyu sorsak, ‘Yüzde yüz doğru cevap alırız’ diyemiyorum. Herhalde yanlış cevap verenler çıkacaktır diye endişe ediyorum.”&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d3d3d; font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d3d3d; font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d3d3d; font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px;"&gt;Yarımağan’ı gerçekten de endişeye düşüren bu durum, son yıllarda eğitimde tehlike çanları çalmaya başladığının bir göstergesi olarak algılanmalı. Üniversite sınavında, SBS’de her yıl başarısızlığın artması üstelik de soruların kolay olmasına rağmen, yapılma yüzdesindeki düşüş ve özellikle de bazı devlet okulları arasındaki uçurumlar artık “eğitimde kalitenin” ne durumda olduğunu gösteriyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d3d3d; font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d3d3d; font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d3d3d; font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px;"&gt;Bugün İstanbul’un göbeğinde köklü devlet liselerinin öğrencileri arasında heceleyerek okuyan öğrenciler karşımıza çıkıyor. Üniversite kapısına bu şekilde getirdiğimiz çocuklarımız bırakın dört işlemi, iki hatta tek işlemli soruları da çözemez durumdalar. Bu durumda biz bu çocukları mı yargılayacağız yoksa onları liseye kadar taşıyan ve ellerine diploma veren eğitim sisteminin ne kadar mükemmel (!) olduğunu mu tartışacağız? Çünkü çocukları yargılamak işin en kolay yanı...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d3d3d; font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #3d3d3d; font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 20px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #636a5a; font-family: Verdana, Arial, sans-serif; font-size: 16px;"&gt;&lt;a href="http://www.haberturk.com/yasam/haber/523386-80-1238-"&gt;Pervin Kaplan&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-1139085170640832829?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/06/ossde-600-bin-kisinin-cozemedigi.html</link><author>tarikguven@gmail.com (Karanlık)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-7JaZOydLRI/TBXlmXE8eCI/AAAAAAAAA2Y/E74bUV_UQfM/s72-c/genclik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-317508407366357841</guid><pubDate>Mon, 10 May 2010 10:01:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-05-10T03:01:25.803-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Matematik Eğitimi</category><title>Kopya Çekmek Beceri İster</title><description>&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.lazland.com/komikresim/pictures/3/20070411_8628928.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="251" src="http://www.lazland.com/komikresim/pictures/3/20070411_8628928.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;Ben matematigisevdirenadam’a hitaben yazmak istedim.. Benim yöntemim benim yöntemim deyip duruyorsun da, yöntemden hiç bahsetmiyorsun. eğer bir şeyler vermek istiyorsan internet denen deryada bunu vermek çok kolay, seni ne belediyelerin nede sivil toplum örgütlerinin davetine gerek yok, çek bir video, kayıt et ve insanlarla burada paylaş ve insanlara da sadece videoyu izleyebilecekleri adresi ver yeterli. Madem insanlığa hizmet etmek istiyorsun.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;Mesela&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://harunbaris.blogspot.com/2008/11/arpm-tablosu-parmaklarnn-ucunda.html" style="color: #147dba;" target="_blank"&gt;&lt;span style="color: purple; font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;http://harunbaris.blogspot.&lt;wbr&gt;&lt;/wbr&gt;com/2008/11/arpm-tablosu-&lt;wbr&gt;&lt;/wbr&gt;parmaklarnn-ucunda.html&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;adresini ziyaret et..çok güzel bir sunumla bildiklerini paylaşmış.. bize de çok teşekkür etmek kalmış.. Herkese selam… ( Erkan )&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;&amp;nbsp;--------------------------------------------------------------------------------&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;İnternette &lt;b&gt;‘’Çarpım Tablosu’&lt;/b&gt;’ ezberi ile ilgili yazılarımı okuyanlar zaman zaman yukarıdaki benzer şekilde serzenişlerde bulunuyorlar.İlk bakışta haklı görünenlerin gözden kaçırdıkları bazı noktalara dikkat çekmek istiyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;1-Bu tür özgün çalışmalar bir emek ürünüdür tüm boyutlarıyla internette yayınlandığı zaman kötü amaçlı hazırcılar tarafından hiçte ahlaki olmayan şekilde kaynak gösterilmeden paylaşılmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;2-Çarpım Tablosu ve matematikte EZBER konusu eski Kültür Bakanlarından Tınaz Titiz Bey’in ‘’Kanser’’ şeklinde nitelendirdiği yüzeysel olmayan çok derin bir konudur.Bu konuyu tüm boyutlarıyla ortaya koymadan yapılan tüm uygulamalar sorunu çözümleyemez.Öyle olsaydı internette paylaşılan oyun şeklindeki çözümler yeterli olur, benim de bu konuda onlarca yazı yazmama gerek kalmazdı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;Bunun en yakın örneği ilk defa 2000’li yıllarda yapıp medyada paylaştığım &lt;b&gt;‘’Tekerlemeli Çarpım Tablosu’’ &lt;/b&gt;örneğidir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt; Yaptığım çalışma internette yayınlandıktan sonra genç öğretmenler arasında &lt;b&gt;‘’Tekerlemeli Çarpım Tablosu’’&lt;/b&gt; furyası hız kazandı. İnternette yaptığım incelemelerimde ve öğretmenlerin yorumlarını gördüğümde çalışmanın ‘’Püf Noktası’’nın anlaşılmadığı için yanlış şekilde kullanıldığına şahit oldum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;PÜF NOKTASI&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vaktiyle testi ve çanak çömlek imal edilen kasabalardan birinde, uzun yıllar bu meslekte çalışan çırak, kalfa olup artık kendine bir dükkan açmayı arzu eder olmuş. Ne yazık ki her defasında ustası ona:&lt;br /&gt;- Sen, demiş, daha bu işin püf noktasını bilmiyorsun, biraz daha emek vermen gerekiyor.&lt;br /&gt;Ustanın bu sonu gelmez nasihatlerinden sıkılan kalfa, artık dayanamaz ve gidip bir dükkan açar. Açar açmasına da yeni dükkanında güzel güzel yaptığı testiler, küpler, vazolar, sürahiler onca titizliğe ve emeğe rağmen orasından burasından yarılmaya, yer yer çatlamaya başlar. Kalfa bir türlü bu çatlamaların önüne geçemez. Nihayet ustasına gider ve durumu anlatır. Usta,&lt;br /&gt;-Sana demedim mi evladım; sen bu işin püf noktasını öğrenmedin. Bu sanatın bir püf noktası vardır.&lt;br /&gt;Usta bunun üzerine tezgaha bir miktar çamur koyar ve,&lt;br /&gt;-Haydi,der, geç bakalım tezgahın başına da bir testi çıkar. Bende sana püf noktasını göstereyim.&lt;br /&gt;Eski çırak ayağıyla merdaneyi döndürüp çamura şekil vermeye başladığında usta önünde dönen çanağa arada sırada “püf!” üfleyerek zamanla testiyi çatlatacak olan bazı küçük hava kabarcıklarını patlatıp giderir. Böylece çırakta bu sanatın püf denilen noktasını öğrenmiş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her sanatın inceliklerine gereken nazik kısmına da o günden sonra püf noktası denilmeye başlanır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;Her sanatın bir Püf Noktası olduğu gibi &lt;b&gt;''Çarpma Öğretimi'&lt;/b&gt;'nin de Püf Noktaları vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çarpma Öğretiminin de ilk Püf Noktası &lt;b&gt;''Ezbere Hayı&lt;/b&gt;r'' demektir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;&lt;b&gt;Kopya Çekmek Beceri İster&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;Karşılaştığımız bir yazıdan tam anlamıyla faydalanabilmek için o konuda mutlaka az da olsa bir alt yapımız olması gerekir.Eğer o alt yapı yok ise o bilgiden ya faydalanamayız ya da ‘’Tekerlemeli Çarpım Tablosu’’ örneğindeki gibi yanlış faydalanırız.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;Lise yıllarında bir hocamız ‘’Çocuklar kopya çekmek için de bir alt yapı olmalı yoksa onu bile beceremezsiniz diye şu hikayeyi anlattı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;Matematiği çok zayıf olan bir öğrenci durumu çok iyi olan arkadaşından sınavda yardım ister.Arkadaşı da sınav da zayıf arkadaşına yardım etmek için sınav kağıdını arkadaşına gösterir.Matematiği zayıf olan öğrenci arkadaşının yazdıklarını aynen kendi kağıdına geçirir.Sınav sonucunda zayıf öğrenci durumdan çok memnundur ama arkadaşına&amp;nbsp;&lt;span&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;şöyle der.’’Çok teşekkür ederim, yazdıklarını aynen kağıda geçirdim ama sekizleri hep yatık yazmışsın, ben onların hepsini düz sekiz yaptım.’’ der.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;Zayıf öğrencinin sekiz zannettiği şeyler aslında artı veya eksi sonsuz işaretleridir.Matematik temeli o kadar&lt;span&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;zayıftır ki bu yüzden kopya çekmeyi bile başaramamıştır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;Eğitim Enstitüsünde okurken benzer durum benim de&lt;span&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;başıma gelmişti. Kolombo Yaşar lakaplı bir arkadaşım müzik sınavında benden yardım istemişti.Sınavdaki soruların 50 puanı anlatım, 50 puanı da&lt;span&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;porte üzerinde (notalar,inici-çıkıcı gam) gösterilmesi idi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;Sınav sonunda ben 100 puan alırken Kolombo Yaşar lakaplı arkadaşımız 50 puan almıştı.Müzik Hocasına ‘’Hocam ben notuma itiraz ediyorum.Ben hepsini Necip’ten yazmıştım.O 100 aldı, ben 50 aldım.’’ dedi.Müzik hocası neden 50 aldığını kağıt üzerinde gösterince bir şey diyemedi.Çünkü bizim Yaşar&lt;span&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;benim porte üzerinde gösterdiğim notaları, inici ve çıkıcı gamları kafasına göre merdiven gibi dizmişti.&amp;nbsp;&lt;span&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-317508407366357841?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/05/kopya-cekmek-beceri-ister.html</link><author>tarikguven@gmail.com (Karanlık)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-2225565812765749066</guid><pubDate>Mon, 10 May 2010 09:56:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-05-10T03:02:09.011-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Matematik Haberleri</category><title>Matematiği Sevdiren Adam ve Hacivat-Karagöz</title><description>&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-7JaZOydLRI/S8cp8yQJ_nI/AAAAAAAAAuI/HAQWtvo5M6k/S1600-R/matemamatiklogo.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="88" src="http://2.bp.blogspot.com/_-7JaZOydLRI/S8cp8yQJ_nI/AAAAAAAAAuI/HAQWtvo5M6k/S1600-R/matemamatiklogo.png" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;Kategori : Köşe Yazıları&amp;nbsp;&amp;nbsp;Tarih : 08 Mayıs 2010&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;Yazar : Eskişehir Mahalli Şehir Gazetesi&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;Eskişehir’de medya mensuplarının veya eğitimle yakından ilgilenenlerin de ismini duyduğunda Haaa o muydu dedikleri bir emekli öğretmen var. Adı Necip Güven… İlköğretim sınıf öğretmeni olan ve “Matematikle Barışıyorum” isimli bir kitap yayınlayan bu çalışmalarını duyurabilmek için kapı kapı gezen, gittiği her kapıda bir “Matematik savaşçısı” gibi davranan Necip Güven’in bu çabalarının artık meyve vermeye başladığı anlaşılıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;Belki bazı bilim adamları buna itiraz edebilirler. Ama gerçek o ki Necip Güven mütevazı imkanları ile , delicesine koşarak, kapı kapı gezerek, bazılarının ‘artık başımızdan bir gitse’ diye bakıştıkları çabalarının sonuçlarını görür mü, görmez mi bilinmez ama, Matematik’i sevdirmek için bilimsel çalışmalarda yapılmaya başlandı. Dün bu konuda ESOGÜ’den bir bülten düştü önümüze. İsterseniz okuyalım.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;**&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;&amp;nbsp;Matematiği Sevmenin Yeni Yolu: Karagöz Akademisi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik ve Bilgisayar Kulübü tarafından düzenlenen Sektörde Matematik 2010 etkinliği kapsamında yer alan Karagöz Akademisi çizgi film gösterimi Prof.Dr. Necla Özdemir salonunda yapıldı. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;Gösterim öncesi Karagöz Akademisini hazırlayan Anadolu Üniversitesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Şahin Koçak&amp;nbsp;&amp;nbsp;“Matematik nesneler arası ilişkileri anlamanın ve düzenlemenin yoludur tabiatın ve bilimlerin dilidir. Ancak ne yazık ki bu dil, yanlış yaklaşımlar nedeniyle, iletişimden çok kopukluğa yol açmakta, sevgi ve hayranlık yerine, korku ve hatta nefret uyandırmaktadır. Bu proje ile matematiğin nasıl ortaya çıktığı, ne işlere yaradığı, dünyayı ve evreni anlamamıza nasıl hizmet ettiği, halk adamı Karagöz’le, bilgiç Hacivat’ın sevimli tartışmaları eşliğinde hayal perdesine taşınmaktadır. Karagöz Akademisi, toplam süresi 4 saat civarında olan 13 bölümlük bir çizgi film dizisi şeklinde hazırlanmıştır. Karagöz Akademisi’nin halkımızın matematiğe yaklaşımını olumlu yönde değiştireceği düşünülmektedir” dedi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;**&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;&amp;nbsp;Kesinlikle doğru ve desteklenmesi ve geliştirilmesi gereken yukarıda anlatılan çabalar. Ama hani biz sadece Necip Güven’i de bir hatırlatalım istedik… Bu anlamda hem değerli öğretim üyesini, hem de ESOGÜ yönetimini kutlamak gerek.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman';"&gt;*****&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: small;"&gt;Kaynak:&amp;nbsp;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: 13px;"&gt;&lt;a href="http://www.sehirgazetesi.com.tr/yazar.asp?yaziID=9980"&gt;http://www.sehirgazetesi.com.tr/yazar.asp?yaziID=9980&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-2225565812765749066?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/05/matematigi-sevdiren-adam-ve-hacivat.html</link><author>tarikguven@gmail.com (Karanlık)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-192607858800027950</guid><pubDate>Tue, 04 May 2010 23:38:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-05-04T16:38:11.224-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Matematik Haberleri</category><title>Televizyon matematik düşmanı!</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://images.suite101.com/503343_com_is_child_tv_071106_mn.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://images.suite101.com/503343_com_is_child_tv_071106_mn.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kanada'dan bir üniversitenin ilk olma özelliği taşıyan araştırmasında, küçük yaşta aşırı televizyon izleyen çocukların gördüğü zararlar ortaya kondu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Küçük yaşta aşırı televizyon izleyen çocukların daha sonraki yaşlarda matematikten kötü notlar aldığı ve diğer çocuklar tarafından dışlandığı bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanada'nın Montreal Üniversitesi'nden bilim adamlarının "Archives of Pediatrics &amp;amp; Adolescent Medicine" dergisinde yayımlanan araştırması, katılımcılarının çok küçük yaştaki çocukların olması ve televizyonun verdiği kesin zararları göstermesi açısından ilk olma özelliği taşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;29-53 aylık bin 314 çocuğun katıldığı araştırmada, 8 yıl boyunca ebeveynler çocukların ne kadar süre televizyon izlediğini belirlerken, öğretmenler de çocukların okuldaki başarısını, sağlık ve psikososyal durumunu değerlendirdi. Araştırmanın başındaki Linda S. Pagani, haftada ortalama 8 saat üzerinde televizyon izlemenin çocuğun okulla bağlantısını yüzde 7 azalttığını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum ile 5 yaş arasındaki dönemde, tüm zihinsel süreçler için çok önemli olan beyindeki sinir sisteminin olgunlaşmaya başladığını, ekrana bakmanın ise pasif zihinsel bir eylem olduğunu söyleyen Pagani, televizyonu diğer mobilyalarla bir tutan ebeveynlerin bu durumu göz ardı ettiklerini vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmaya göre, 2-4 yaşındaki çocuklarda aşırı televizyon izlemek matematik dersindeki başarının yüzde 6, hafta sonu fiziksel aktivitenin yüzde 13, genel fiziksel aktivitenin yüzde 9 azalmasına neden olurken, sınıftaki diğer çocuklar tarafından dışlanma riskinin yüzde 10, şekerli gazlı içecekler tüketiminin yüzde 9, atıştırmanın yüzde 10, 10 yılda vücut kitle indeksinin ise yüzde 5 artmasına yol açıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ntvmsnbc&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-192607858800027950?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/05/televizyon-matematik-dusman.html</link><author>tarikguven@gmail.com (Karanlık)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-6340505225622023880</guid><pubDate>Mon, 03 May 2010 21:18:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-05-03T14:18:00.255-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Diger Konular</category><title>Kendini Tanımak</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://img.blogcu.com/uploads/fatossenoglu_truth.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://img.blogcu.com/uploads/fatossenoglu_truth.jpg" width="245" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha mutlu ve daha başarılı bir yaşam için altın kural: Kendini Tanımak! Hayattan keyif almak, dünyada geçirdiğimiz sayılı günleri tüketirken kendi değerlerimizin, yetenek ve potansiyelimizin farkına vararak, bunlardan faydalanarak yaratıcının istediği bir hayatı dünya üzerinde resmetmek için kendimizi tanımalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayattan keyif almak, dünyada geçirdiğimiz sayılı günleri tüketirken kendi değerlerimizin, yetenek ve potansiyelimizin farkına vararak, bunlardan faydalanarak yaratıcının istediği bir hayatı dünya üzerinde resmetmek için kendimizi tanımalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarih kitaplarının sayfaları bu insanların bir ömre sığdırdıkları icatlarla, keşiflerle ve diğer başarılarla doludur. Kendilerini tanıdıkları ölçüde ortaya koydukları değerlerle hem tarihin tozlu sayfalarında hem de gönüllerde değişmez yerler edindiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm insanlar verimli birer tarla gibidir. Önemli olan bu tarlaya uygun tohumu ekip, uygun su miktarını ve gübreyi doğru tespit edebilmektir. Pamuk ekilebilecek bir tarlaya arpa ekerseniz verim alamazsınız. Güneş de size yardım edemeyecektir. Ekim yapmadan önce tarlanın toprak cinsini, iklim şartlarını ve çiftçiliği iyi öğrenmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan kendisini verimli ve etkili bir hale getirmek için de kendini iyi tanımalı, gelişim hızını, ilerleme isteğini, hayattan ve kendisinden neler beklediğini, bu istek ve beklentilere ulaşmak için neler yapabileceğini, dünyada var oluş amacını ve bu amaca uygun olarak yapması gerekenleri iyi düşünmeli, öğrenmeli ve yapmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini tanıyan insan için şu an yaşadığı hayattan daha iyi bir hayat tarzı her zaman mümkündür ve onlar bu hayat tarzına doğru ilerlemektedirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan kendini tanımaya başladığı zaman kendinden daha çok faydalanır ve provası olmayan bu hayattan diğer insanlara göre daha fazla huzur, keyif, verim alır ve yüksek bir mutluluk düzeyi ile beraber özgüveni de artar.&lt;br /&gt;Kendini tanıyan insan provası olmayan bu dünya sahnesinden en büyük alkışı alarak ayrılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini tanımayan insan tarlasındaki toprağın cinsini bilmeden ekim yapan çiftçi gibidir. Bu çiftçi killi toprakta buğday yetiştirmeye kalkar. Kendini tanımayan insan kendine nasıl yatırım yapacağını, yeteneklerini, potansiyelini, hayatının anlamını, amacını bilemez ve sık sık karamsarlık içinde can sıkıntısı içinde yaşar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde, iş yerinde, okulda ya da her hangi bir yerde karamsar ve sıkıntılı olduğunuz bir anınızı hatırlayın. Kurtulmak için neler yaptınız? Hangi sonuçları elde ettiniz? Bu sonuçlar istediğiniz sonuçlar mıydı? Düşüncelerinizde sadece dünya mı vardı yoksa inançlı bir insan olarak ahiret hayatı da düşüncelerinizde rol oynadı mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İNSAN HAYATINI KENDINI TANIDIĞI ÖLÇÜDE GÜZELLEŞTIRIR.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde kendini tanımayan milyonlarca insan istemediği yerlerde yaşıyor ve kendini tatmin etmeyen, potansiyel ve yeteneklerini kullanamadığı, kendini gerçekleştiremeyeceği işlerde çalışıyor. Hayatın anlam ve amacını bilmeden yaşayan birçok insan, yaratıcının insana yüklediği görev ve sorumluluklardan uzak bir hayat sürdürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İNSAN KENDINI TANIMAK İÇIN &amp;nbsp;NELER YAPABILIR?:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ünlü Alman düşünürü Goethe'ye göre; bir insanın ulaşabileceği en yüksek düzey, kendi inanç ve düşüncelerinin farkına varmak, kendini tanımaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini tanıyan insan bulunduğu her ortamı iyileştirmeye çalışır. İnsanlara kızmak yerine onlara yardım eder. Kendini tanıyarak ışığa ulaşan insan diğer insanların da bu aydınlığa ulaşması için onlara yardım eder. Kendini tanıyan insan "Doğrularımla ve yanlışlarımla ben buyum." &amp;nbsp;der ve yanlışlarını düzeltmeye çalışır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar önce dört adam Kawir Çölleri’nde bir kervanla yolculuk ediyorlarmış. Akşam olduğunda ateşin etrafında oturuyor, deneyimleri hakkında konuşuyorlarmış. Dördünü’nde develere hayranlığı varmış.Develerin huzurlu hallerine şaşırıyor, güçlerini takdir ediyor ve sabırlarını ibret verici buluyorlarmış. İçlerinden biri: "Biz kalem ustalarıyız, bu hayvanları övmek ve &amp;nbsp;tanıtmak için yazalım veya çizelim." demiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sözleri söyler söylemez bir parşömen kağıdı alarak yağ lambasıyla aydınlanan çadıra girmiş. Birkaç dakika sonra dışarı çıkmış ve çalışmasını arkadaşlarına göstermiş. Kağıtta dinlenme pozisyonundan kalkmaya hazırlanan bir deve çiziliymiş, hem de o kadar güzel çiziliymiş ki insan canlı olduğunu düşünebilirmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra ikinci adam çadıra girmiş ve bir süre sonra develerin kervana sağladıkları yararların yazılı olduğu edebi bir yazımla dışarı çıkmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü olarak çadıra giren alim ise, büyüleyici bir şiir yazmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En son dördüncü alim çadıra girerken diğerlerini kendisini rahatsız etmemeleri konusunda uyarmış. Birkaç saat sonra ateş sönmüş ve çadırın dışındakiler uykuya dalmışlar. Fakat loş çadırdan hala kalem sesleri ve monoton bir şarkı melodisi geliyormuş. Arkadaşları dördüncü günde onu, iki ve üçüncü günde olduğu gibi boşuna beklemişler. Sonunda beşinci gün çadırın girişi açılmış ve çalışkanların çalışkanı yorgun bir halde morarmış gözlerle ve çökmüş yanaklarla dışarı çıkmış. Çenesi kısa ve sert sakallarla kaplıymış. Yorgun adımlarla diğerlerine yaklaşmış ve bir tomar parşömen kağıdını önlerine koymuş. Birinci rulonun üzerinde büyük harflerle şöyle yazıyormuş:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"MÜKEMMEL BİR DEVE YA DA BİR DEVE NASIL OLMALI?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz şimdiye kadar kendinize “Mükemmel bir insan ya da bir insan nasıl olmalı?” diye sordunuz mu?&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Kendini tanımak isteyen insan da kendine sorular sormalı ve cevabını aramalıdır.&lt;br /&gt;Kendini tanıma zorlu bir süreçtir. Kendini tanımak isteyen insan büyük bir azim ve kararlılıkla kendi üzerinde çalışmalıdır.İnsanlığa "Kendini bil!" diye seslenen Eflatun'un bu sözünde birçok anlam gizlidir. Bu söz bize; ne istediğini bil, kendi sınırlarını ve zayıflıklarını bil, diğer insanların gözünde ne olduğunu bil, kendi isteklerinin ve niyetlerinin farkında ol, etrafında olup bitenlerin farkında ol, her alanda farkında oluşunun derecesini artır demektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan kendini tanımayı gaye edindiği zaman bu iştahı giderek artar. Kendisi hakkında bilgisi olan kişi hem özgürlüğüne kavuşur hem de kendini iyi yönetir. İnsan kendini bildiği zaman Rabbini de bilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İŞTE INSANIN KENDISINI TANIMAK IÇIN KENDINE SORABILECEĞI BIRKAÇ SORU:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Hayatımın anlamı ve amacı nedir?&lt;br /&gt;* Var oluşumun bir sebebi var mı?&lt;br /&gt;* Niçin yaşıyorum?&lt;br /&gt;* Hayatımda hangi kararları almış olsaydım şimdi arzu ettiğim yerde olurdum?&lt;br /&gt;* Şu an bulunduğum konum istediğim bir konum mu?&lt;br /&gt;* Hayatımı ben mi yönetiyorum?&lt;br /&gt;* Ruhsal yapımı kontrol edebiliyor muyum?&lt;br /&gt;* Diğer insanlara göre daha iyi yaptığım şeyler var mı?&lt;br /&gt;* Davranışlarım mantıklı mı yoksa duygulu mu?&lt;br /&gt;* Yardımsever ve cömert miyim yoksa çıkarcı mıyım?&lt;br /&gt;* Olgunluk derecem tepkilerimi kontrol edecek ve yönlendirecek kadar yüksek mi?&lt;br /&gt;* Düşünce sistemim soyut mu yoksa pratik mi?&lt;br /&gt;* Huzur kavramından ne anlıyorum?&lt;br /&gt;* Huzurun kaynağı ne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sorulara gerçekçi cevaplar verildiğinde insanı harekete geçirecek sonuçlara ulaşılacağı görülecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini tanıyan kişi gerçekçidir. Her zaman doğru bildiği düşünceleri hayatına geçirir. Pişman olacağı işlere girişmez. İhtiyaçlarını bilir, onları temel ilke ve prensipleri ışığında karşılamaya çalışır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini Tanımak = Davranışların ve &amp;nbsp;oluşturduğu etkileri farkında olmak, bunları kontrol etmek, sonuçlarını bilmek ve kabullenmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Niyazi Fırat Eres&lt;br /&gt;&amp;nbsp;E-mail : niyazieres@sibermekan.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-6340505225622023880?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/05/kendini-tanmak.html</link><author>tarikguven@gmail.com (Karanlık)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-6417549582698551785</guid><pubDate>Mon, 03 May 2010 21:12:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-05-03T14:12:22.965-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Çocuk Egitimi</category><title>Ailede Çocuklara Motivatörlük Yapmak</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.kapc.or.ke/downloads/family_issues.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.kapc.or.ke/downloads/family_issues.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her anne-baba çocuklarının mutlu, huzurlu ve başarılı olmasını ister. Aileler bilinçli veya bilinçsiz olarak çocuklarına destek verirler. Gerçek anlamda huzur, mutlu ve başarılı çocuklar için ise motivasyon gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Bir çocuğun en büyük ihtiyacı, aile içinde sevildiğini, önemsendiğini, değerli ve yeterli bulunduğunu hissetmektir. Çocuk bunlarda eksikler olduğunu fark ettiğinde huzursuz ve mutsuz olur. İç dünyasındaki çalkantılar farkında olmadan dışarı yansır. Çocuğun olumsuz yansıtmaları aile içinde çatışmalara ve eleştirilere neden olur. Psikolojik olarak çocukların dünyası verimsizleşir. Buna bağlı olarak da okullarındaki başarıları olumsuz yönde etkilenir.Ailelerin çocuklarına motivatörlük yapmaları gerekli ve önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Her anne-baba çocuklarının mutlu, huzurlu ve başarılı olmasını ister. Aileler bilinçli veya bilinçsiz olarak çocuklarına destek verirler. Gerçek anlamda huzur, mutlu ve başarılı çocuklar için ise motivasyon gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çocuğun en büyük ihtiyacı, aile içinde sevildiğini, önemsendiğini, değerli ve yeterli bulunduğunu hissetmektir. Çocuk bunlarda eksikler olduğunu fark ettiğinde huzursuz ve mutsuz olur. İç dünyasındaki çalkantılar farkında olmadan dışarı yansır. Çocuğun olumsuz yansıtmaları aile içinde çatışmalara ve eleştirilere neden olur. Psikolojik olarak çocukların dünyası verimsizleşir. Buna bağlı olarak da okullarındaki başarıları olumsuz yönde etkilenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ailelerin çocuklarına motivatörlük yapmaları gerekli ve önemlidir. Başarılı ya da başarısız olsun, çocuk sözlü ve eyleme yönelik davranışlarında başarıya iten güce ihtiyaç duyar. "Ben senin başarabileceğine inanıyorum. Gayret edersen iyi sonuçlar alacağını biliyorum. Bu konuda sana nasıl destek vermemi istersin? Her zaman yanındayım çünkü sen benim için çok değerlisin. Benim evladımsın. Sen olmasaydın anne/baba olamazdım. Bana bu kimliği verdiğin için sana çok teşekkür ediyorum. Benim için özelsin ve kıymetlisin." Bunun gibi ifadelerle "ben" dilini kullanarak yaklaşırsak, çocuklar kendilerini önemli hisseder ve özgüven geliştirirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aile içinde net ifadelerle ve çocukların anlayacağı dilden konuşarak iletişim kurarsak çocuğumuzu olumlu yönde desteklemiş oluruz. Çocuklarla iletişimlerimizde dikkat etmemiz gereken en önemli nokta, onların yaşına ve algısına göre konuşabilmemizdir. Bize göre doğruyu sıralar ve çocuğun doğrusunu sormadan dikte edersek, sonuç alamayız. Çocuğun sosyal yaşamında, okul ve aile yaşamında olumsuzluklar yaşamasına neden oluruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'BIZDEN' DÜNYAYA GELDILER AMA 'BIZ' DEĞILLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle anne ve babanın bilmesi gereken önemli bir şey var: "Çocuklarımız 'bizden' dünyaya geldiler ama 'biz' değiller." Anne ve babaların çocuklarının özelliklerini çok iyi bilmeleri gerekiyor. Bazı çocuklar güzel ve yumuşak sözlerden anlarlar, bazı çocuklar da olumsuzlukları gösterince motive olurlar. Örneğin, "Öğretmenin vermiş olduğu sorumlulukları yapmadığında, sınıfta kalacaksın. Koca bir yılın heba olacak ve zorluklar yaşayacaksın. Böyle olmak ister misin?" gibi gerçekleşebilecek olumsuz sonuçlar örnekler verilerek açıklanırsa, daha etkili olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, evin içinde zamanı çalan neler var? TV, bilgisayar ve elektronik oyuncaklar... Bu konuda aile tutarlı bir şekilde plan ve program geliştirmelidir. Bu programın hazırlanmasında çocuğun fikirlerinin de alınması gerekir. Plan, çocuğun yaşı doğrultusunda, odaklanma ve öğrenme zamanına göre yapılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlkokul çocuğu için ders çalışma süresi 10 ile 20 dakika arasıdır. Ortaokul çocuğu için ders çalışma süresi 20 ile 35 dakika arasıdır. Lise çocuğu için ders çalışma süresi 35 ile 45 dakika arasıdır. Her bir ders için çalışma süresinin sonrasında 10 dakika dinlenme süresi konması gereklidir ki çocuğun algısı ve odaklanması bozulmasın. Aile bu konuda çocuğuna yapmış olduğu planı desteklemeli ve çocuğu gözlemlemelidir. Bu, anne-babanın çocukla oturup ödevi baştan sona yapması anlamına gelmez. Çocuğun kendisine güvenebilmesi için kendi sorunlarına çözüm üretmesi şarttır. İhtiyaç duyarsa, bilmediği konuda destek vererek yardımcı olunmalıdır. Aksi halde çocuk, ödevlerini annesinin ya da babasının yapmasına alışır ve bunu anne-babasının bir görevi gibi algılamaya başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir danışanım ilkokul ve ortaokul süreçlerinde sürekli çocuğu ile ödev yaptığını söylemişti. Çocuk, lise dönemine geldiğinde ödevlerini birlikte yapmak istiyor, anne de bilmediği derslerde zorlanıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklarımıza iyilik yaparken, farkında olmadan kötülük yapmış olabiliyoruz. Çocukların en önemli ihtiyacı; ruhsal, zihinsel ve bedensel sağlıklarıdır. Bu konuda dikkat ederek, yanlış davranışları düzeltip sorumluluk almalarına destek verebilirsek onları topluma kazandırmış oluruz. Bir aile için de en büyük mutluluk bu olsa gerek!&lt;br /&gt;Bilinçli, akılcı, üretken ve destekleyici yaklaşım insan kazanmamıza yardımcı olacaktır. Çocuklu ailelere en önemli 3 önerim şunlar:&lt;br /&gt;1- Sabırlı olmak&lt;br /&gt;2- Sabırlı olmak&lt;br /&gt;3- Sabırlı olmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;( * ) Aile Danışmanı Fatma Taş E-mail : nlp_fatma@yahoo.com&lt;br /&gt;&amp;nbsp;kaynak : http://www.ilgidanismanlik.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-6417549582698551785?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/05/ailede-cocuklara-motivatorluk-yapmak.html</link><author>tarikguven@gmail.com (Karanlık)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-8215619006978844391</guid><pubDate>Tue, 27 Apr 2010 22:27:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-04-27T15:27:22.427-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Matematik Haberleri</category><title>Zihinsel hesaplama rekorunu kırdı</title><description>&lt;object height="360" width="480"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/x3f3kz"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/x3f3kz" width="480" height="360" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransız matematik dehası Alexis Lemaire, eşine az rastlanır zihinsel çevikliğini yeni bir dünya rekoru kırarak kanıtladı. Lemaire, bilgisayarın rastgele seçtiği 2.397.207.667.966.701 (2 katrilyon 397 trilyon 207 milyar 667 milyon 966 bin 701) sayısının 13. kökünü 72,4 saniyede kâğıt kalem kullanmadan doğru olarak hesapladı. 13. kök, bir sayının kendisiyle 13 kere çarpılmasıyla elde ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'&lt;b&gt;Yapay zekâ beynimde'&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paris yakınlarındaki Reims'te yapay zekâ üzerine doktora yapan 27 yaşındaki Lemaire'in bulduğu 200 basamaklı sayı bilgisayar ekranında tam 17 satır yer kapladı. Doğru sonucu bir dakikadan biraz uzun bir sürede söyleyiveren zihin jimnastiği uzmanı Lemaire becerisini, "Bir yapay zekâ sistemi kullanıyorum ama bilgisayarda değil kendi beynimde. Aslında bunu insanların çoğunun yapabileceğini düşünüyorum ama benim buna ek olarak hızlı bir zihnim var. Beynim bazen gerçekten çok çok hızlı çalışıyor" diye açıklıyor. Kırışmış yüzü, kalın ve mat kaşlarının üzerindeki gözlükleri ve sakalıyla genç matematik dâhisi, düşünürken hayli yaşlanmış görünüyor. 13. kök problemiyle yıllardır uğraşan Lemaire, her yıl çözüm süresini biraz daha kısaltarak kendi rekorunu kırmayı sürdürüyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-8215619006978844391?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/04/zihinsel-hesaplama-rekorunu-krd.html</link><author>tarikguven@gmail.com (Karanlık)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-763643630121484424</guid><pubDate>Tue, 27 Apr 2010 22:25:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-04-27T15:25:37.881-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Matematik Eğitimi</category><title>Düzgün Beşgen Çizmek</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-7JaZOydLRI/S9dkMrf9nMI/AAAAAAAAAyE/AwzCdp8sNFk/s1600/1261000813_duzgun-besgen-cizimi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_-7JaZOydLRI/S9dkMrf9nMI/AAAAAAAAAyE/AwzCdp8sNFk/s1600/1261000813_duzgun-besgen-cizimi.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- O merkezine göre çember çizilir.&lt;br /&gt;2- OA yarıçap uzunluğunun orta noktası B bulunur. B merkez olmak üzere pergel&lt;br /&gt;R1=BC kadar açılarak çizilen yay ile çember ekseni D noktasında kesiştirilir.&lt;br /&gt;3- CD ölçüsü beşgenin kenar uzunluğudur. Bu ölçü, R2 yayıyla çember üzerine&lt;br /&gt;sırayla işaretlenip çember beşe bölünür.&lt;br /&gt;4- Bulunan noktalar birleştirilerek beşgen tamamlanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;object height="322" width="512"&gt;&lt;param name="movie" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" /&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true" /&gt;&lt;param name="AllowScriptAccess" VALUE="always" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#000000" /&gt;&lt;param name="flashVars" value="id=18696526&amp;amp;vid=7177611&amp;amp;lang=en-us&amp;amp;intl=us&amp;amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/13889/104250195.jpeg&amp;amp;embed=1" /&gt;&lt;embed src="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" type="application/x-shockwave-flash" width="512" height="322" allowFullScreen="true" AllowScriptAccess="always" bgcolor="#000000" flashVars="id=18696526&amp;amp;vid=7177611&amp;amp;lang=en-us&amp;amp;intl=us&amp;amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/13889/104250195.jpeg&amp;amp;embed=1" &gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-763643630121484424?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/04/duzgun-besgen-cizmek.html</link><author>tarikguven@gmail.com (Karanlık)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-7JaZOydLRI/S9dkMrf9nMI/AAAAAAAAAyE/AwzCdp8sNFk/s72-c/1261000813_duzgun-besgen-cizimi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-3441430304302020123</guid><pubDate>Tue, 27 Apr 2010 22:23:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-04-27T15:23:30.276-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Matematik Haberleri</category><title>Bir Kelime Bir İşlem</title><description>&lt;div&gt;&lt;object height="322" width="512"&gt;&lt;param name="movie" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" /&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true" /&gt;&lt;param name="AllowScriptAccess" VALUE="always" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#000000" /&gt;&lt;param name="flashVars" value="id=18694753&amp;amp;vid=7177046&amp;amp;lang=en-us&amp;amp;intl=us&amp;amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/13831/104244644.jpeg&amp;amp;embed=1" /&gt;&lt;embed src="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" type="application/x-shockwave-flash" width="512" height="322" allowFullScreen="true" AllowScriptAccess="always" bgcolor="#000000" flashVars="id=18694753&amp;amp;vid=7177046&amp;amp;lang=en-us&amp;amp;intl=us&amp;amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/13831/104244644.jpeg&amp;amp;embed=1" &gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-3441430304302020123?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/04/bir-kelime-bir-islem.html</link><author>tarikguven@gmail.com (Karanlık)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-3032642928045163100</guid><pubDate>Tue, 27 Apr 2010 22:22:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-04-27T15:22:07.753-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Çarpım Tablosu</category><title>Çarpım Tablosu: Pratik 9'ları Öğrenme</title><description>&lt;div&gt;&lt;object height="322" width="512"&gt;&lt;param name="movie" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" /&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true" /&gt;&lt;param name="AllowScriptAccess" VALUE="always" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#000000" /&gt;&lt;param name="flashVars" value="id=18694071&amp;amp;vid=7176854&amp;amp;lang=en-us&amp;amp;intl=us&amp;amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/13827/104242590.jpeg&amp;amp;embed=1" /&gt;&lt;embed src="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" type="application/x-shockwave-flash" width="512" height="322" allowFullScreen="true" AllowScriptAccess="always" bgcolor="#000000" flashVars="id=18694071&amp;amp;vid=7176854&amp;amp;lang=en-us&amp;amp;intl=us&amp;amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/13827/104242590.jpeg&amp;amp;embed=1" &gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-3032642928045163100?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/04/carpm-tablosu-pratik-9lar-ogrenme.html</link><author>tarikguven@gmail.com (Karanlık)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-1937617989034710285</guid><pubDate>Tue, 27 Apr 2010 22:20:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-04-27T15:20:42.632-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Diger Konular</category><title>Kadir Çöpdemir'den Mantık Dersleri</title><description>&lt;div&gt;&lt;object height="322" width="512"&gt;&lt;param name="movie" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" /&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true" /&gt;&lt;param name="AllowScriptAccess" VALUE="always" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#000000" /&gt;&lt;param name="flashVars" value="id=18694040&amp;amp;vid=7176848&amp;amp;lang=en-us&amp;amp;intl=us&amp;amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/13827/104242513.jpeg&amp;amp;embed=1" /&gt;&lt;embed src="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" type="application/x-shockwave-flash" width="512" height="322" allowFullScreen="true" AllowScriptAccess="always" bgcolor="#000000" flashVars="id=18694040&amp;amp;vid=7176848&amp;amp;lang=en-us&amp;amp;intl=us&amp;amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/13827/104242513.jpeg&amp;amp;embed=1" &gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-1937617989034710285?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/04/kadir-copdemirden-mantk-dersleri.html</link><author>tarikguven@gmail.com (Karanlık)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-8389161246501635735</guid><pubDate>Tue, 27 Apr 2010 22:19:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-04-27T15:19:37.144-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Matematik Haberleri</category><title>Cem Yılmaz'dan Kesirli Sayılar</title><description>&lt;div&gt;&lt;object height="322" width="512"&gt;&lt;param name="movie" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" /&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true" /&gt;&lt;param name="AllowScriptAccess" VALUE="always" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#000000" /&gt;&lt;param name="flashVars" value="id=18694034&amp;amp;vid=7176839&amp;amp;lang=en-us&amp;amp;intl=us&amp;amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/13826/104242443.jpeg&amp;amp;embed=1" /&gt;&lt;embed src="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" type="application/x-shockwave-flash" width="512" height="322" allowFullScreen="true" AllowScriptAccess="always" bgcolor="#000000" flashVars="id=18694034&amp;amp;vid=7176839&amp;amp;lang=en-us&amp;amp;intl=us&amp;amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/13826/104242443.jpeg&amp;amp;embed=1" &gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-8389161246501635735?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/04/cem-ylmazdan-kesirli-saylar.html</link><author>tarikguven@gmail.com (Karanlık)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-7849248541053533546</guid><pubDate>Tue, 27 Apr 2010 22:18:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-04-27T15:18:39.380-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Matematik Haberleri</category><title>Pisagor Dede</title><description>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;object height="322" width="512"&gt;&lt;param name="movie" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" /&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true" /&gt;&lt;param name="AllowScriptAccess" VALUE="always" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#000000" /&gt;&lt;param name="flashVars" value="id=18693494&amp;amp;vid=7176670&amp;amp;lang=en-us&amp;amp;intl=us&amp;amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/13764/104240711.jpeg&amp;amp;embed=1" /&gt;&lt;embed src="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.46" type="application/x-shockwave-flash" width="512" height="322" allowFullScreen="true" AllowScriptAccess="always" bgcolor="#000000" flashVars="id=18693494&amp;amp;vid=7176670&amp;amp;lang=en-us&amp;amp;intl=us&amp;amp;thumbUrl=http%3A//l.yimg.com/a/p/i/bcst/videosearch/13764/104240711.jpeg&amp;amp;embed=1" &gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-7849248541053533546?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/04/pisagor-dede.html</link><author>tarikguven@gmail.com (Karanlık)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-4849881947551112681</guid><pubDate>Tue, 27 Apr 2010 22:17:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-04-27T15:17:06.306-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Matematik Eğitimi</category><title>LYS Matematik Konuları</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://noria2ne1.files.wordpress.com/2009/12/exam-stress-funny-answers-01.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="297" src="http://noria2ne1.files.wordpress.com/2009/12/exam-stress-funny-answers-01.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşlem-Modüler Aritmetik&lt;br /&gt;Bağıntı-Fonksiyon&lt;br /&gt;Polinom&lt;br /&gt;Özdeşlikler ve Çarpanlara Ayırma&lt;br /&gt;2. Derece Denklemler&lt;br /&gt;Parabol&lt;br /&gt;2. Derece Eşitsizlikler&lt;br /&gt;Olasılık&lt;br /&gt;Trigonometri&lt;br /&gt;Karmaşık Sayılar&lt;br /&gt;Logaritma&lt;br /&gt;Toplam-Çarpım Sembolleri&lt;br /&gt;Diziler-Seriler&lt;br /&gt;Matris-Determinant&lt;br /&gt;Özel Tanımlı Fonksiyonlar&lt;br /&gt;Limit ve Süreklilik&lt;br /&gt;Türev&lt;br /&gt;İntegral&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-4849881947551112681?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/04/lys-matematik-konular.html</link><author>tarikguven@gmail.com (Karanlık)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-7219836841197563320</guid><pubDate>Tue, 27 Apr 2010 22:16:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-04-27T15:16:14.354-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Matematik Eğitimi</category><title>KPSS MATEMATİK SORU KONULARI</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://blogs.guardian.co.uk/books/ExamRruivieiraPA460.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="194" src="http://blogs.guardian.co.uk/books/ExamRruivieiraPA460.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematik bölümünde her yıl 30 soru sorulmaktadır. Bu soruların konulara göre dağılımı aşağıdaki gibidir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Sayılarla işlem yapma 7 soru&lt;br /&gt;• Matematiksel ilişkilerden yararlanma 8 soru&lt;br /&gt;• Problem çözme 9 soru&lt;br /&gt;• Temel geometri bilgilerinden yararlanma 3 soru&lt;br /&gt;• Tablo, grafik okuma ve yorumlama 3 soru&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dağılım daha da açıldığında ise ortaya çıkan sonuç ÖSYM’nin KPSS Matematik bölümünde yapmış olduğu bazı değişiklikleri gözler önüne sermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dağılım;&lt;br /&gt;• Temel Kavramlar (1 soru)&lt;br /&gt;• Asal Çarpanlar, Ebob – Ekok (2 soru)&lt;br /&gt;• Özdeşlikler ve Denklemler (5 soru)&lt;br /&gt;• Eşitsizlikler (1 soru)&lt;br /&gt;• Mutlak Değer (1 soru)&lt;br /&gt;• Üslü Sayılar (1 soru)&lt;br /&gt;• Köklü Sayılar (1 soru)&lt;br /&gt;• Oran ve Orantı (2 soru)&lt;br /&gt;• Problemler (8 soru)&lt;br /&gt;• İşlem (1 soru)&lt;br /&gt;• Olasılık (1 soru)&lt;br /&gt;• Üçgenler (1 soru)&lt;br /&gt;• Dörtgenler (1 soru)&lt;br /&gt;• Doğrunun Analitiği (1 soru)&lt;br /&gt;• Tablo, grafik okuma ve yorumlama (3 soru)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dağılımda Çözümleme, Bölme ve Bölünebilme, Rasyonel Sayılar gibi her yıl adayların karşısına çıkan ve rahatlıkla cevaplanabilecek soruların olmayışı, bu soru tiplerinin yerine özdeşlikler, denklemler ve eşitsizlikler ile ilgili soru tiplerinin ön plana çıkışı adayları şaşırtmış özellikle Matematik düzeyi itibariyle bazı aday grupları zamanı uygun kullanmakta sıkıntı yaşamış ve özellikle de özdeşlikler ile ilgili soru tiplerinin köklü sayılar ile iç içe verilmesi, eşitsizliklerin çözüm bölgesinin belirlenmesi, ikinci dereceden denklem çözümü ile ilgili sorularda ve işlem sorusunda çok zaman kaybetmişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kpss güçlük düzeyi yüksek bir sınavdır. Zamanı iyi kullanan ve 5 – 6 soru dışındaki sorulara uygun zamanı ayırabilen adaylar gerekli cevapları zorlanmadan verebilmiş, belirleyici ve diğer yıllara oranla farklı tarzda gelen 5 – 6 soruda oyalanan, moral ve konsantrasyonunu bozarak adaylar ise matematik sorularında sıkıntı yaşamıştır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-7219836841197563320?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/04/kpss-matematik-soru-konulari.html</link><author>tarikguven@gmail.com (Karanlık)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-8586589221206437427</guid><pubDate>Tue, 27 Apr 2010 22:15:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-04-27T15:15:07.654-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Matematik Eğitimi</category><title>KPSS GEOMETRİ KONULARI</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://garrigus4369.files.wordpress.com/2009/04/final-exam.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://garrigus4369.files.wordpress.com/2009/04/final-exam.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katı Cisimler&lt;br /&gt;Doğrunun Analitik İncelenmesi&lt;br /&gt;Noktanın Analitik İncelenmesi&lt;br /&gt;Dairede Uzunluk ve Alanlar&lt;br /&gt;Çemberde Uzunluk&lt;br /&gt;Çemberde Açılar&lt;br /&gt;Yamuk&lt;br /&gt;Dikdörtgen, Kare ve Deltoid&lt;br /&gt;Paralelkenar ve Eşkenar Dörtgen&lt;br /&gt;Genel Dörtgenler&lt;br /&gt;Çokgenler&lt;br /&gt;Üçgende Açı ve Kenar Bağıntıları&lt;br /&gt;Üçgende Kenarortay Bağıntıları&lt;br /&gt;Üçgende Açıortay Bağıntıları&lt;br /&gt;Üçgende Alanlar&lt;br /&gt;İkizkenar ve Eşkenar Üçgen&lt;br /&gt;Dik Üçgenler&lt;br /&gt;Üçgende Açılar&lt;br /&gt;Açı ve Açısal kavramlar&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-8586589221206437427?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/04/kpss-geometri-konulari.html</link><author>tarikguven@gmail.com (Karanlık)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-968046937320130404</guid><pubDate>Tue, 27 Apr 2010 22:14:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-04-27T15:14:05.670-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Matematik Haberleri</category><title>YGS’de bir matematik sorusu iptal edildi</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://studenthacks.org/wp-content/uploads/2008/01/essay_exam.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://studenthacks.org/wp-content/uploads/2008/01/essay_exam.jpg" width="290" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda sorulan matematik testindeki 20 numaralı soru uzun süredir tartışılıyordu. Sınavın ardından basında, dersanelere dayandırılarak ‘‘temel matematik testinin 20. sorusunun çift cevaplı olduğu” yönündeki haberler üzerine uzmanların inceleme yapmaya başlamıştı. Çift cevaplı olduğu söylenen söz konusu sorunun iptal edildiği açıklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖSYM yetkilileri, sınavın diğer sorular üzerinden değerlendirileceğini söyledi.&lt;br /&gt;İşte o yanlış soru :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki basamaklı bir AB sayısı asal olduğundan BA sayısı da asalsa AB’ye simetrik asal denir. Bir AB asal sayısı için A.B çarpımı aşağıdakilerden hangisi olamaz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A)7 &amp;nbsp;B)9 &amp;nbsp;C)15 &amp;nbsp;D)21 &amp;nbsp;E)63&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CEVAP: &amp;nbsp;B seçeneğinde cevap 9 olup 9’un çarpanları 1 ve 9’dur veya 3 ve 3’tür. 3 ve 3 olamaz çünkü 33 asal sayı değildir. 1 ve 9 alındığında 19 asal sayıdır. Halbuki 91 asal sayı değildir. Çünkü 91 sayısı 7 ve 13 sayılarının çarpımıdır. Bu nedenle 19 simetrik bir sayı değildir. C seçeneğinde de cevabın 15 olduğu belirtiliyor. 15’in çarpanları 3 ve 5’tir. 53 sayısı asal ama 35 sayısı asal değildir. Dolayısıyla 53 sayısı da simetrik bir asal sayı değildir. Soru cümlesine göre 15 de olamaz. Soruda ’hangisi olamaz’ denildiğine göre B ve C denilebilir. Dolayısıyla soru cümlesini karşılayan 2 doğru cevap vardır. Yani bu soru iki doğru cevaplı bir sorudur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-968046937320130404?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/04/ygsde-bir-matematik-sorusu-iptal-edildi.html</link><author>tarikguven@gmail.com (Karanlık)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-5583364640652520718</guid><pubDate>Sun, 25 Apr 2010 01:46:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-04-24T18:46:59.731-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Matematik Eğitimi</category><title>Matematik kaygısını yenmek mümkün mü?</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://mwisd.esc11.net/9752094142325840/lib/9752094142325840/math_teacher.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://mwisd.esc11.net/9752094142325840/lib/9752094142325840/math_teacher.gif" width="238" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Matematiğin zihinsel ve düşünsel gelişime olumlu katkıları, çocukların ve gençlerin matematikten korkmamasının ve sevmesinin akademik başarıyı olumlu yönde etkilediği bu konudaki tüm araştırmaların ortak sonucudur&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürekli gelişen ve yenilenen dünya düzeninde eğitim sadece ihtiyaç veya kazanılan bir hak değil, değişimin ve gelişimin yönetilmesindeki bir araçtır. Çağımız; matematiği anlamayı, matematiği günlük ve iş yaşamında kullanabilmeyi gerektirmektedir. Bu nedenle günümüzde ilköğretim öğrencilerinde matematiksel bilgi ve kavramaların öğretimi ve yapılandırılması giderek daha önem kazanmaktadır. Öğrencinin günlük hayatının her safhasında kullanacağı sınıflama, sayma, sıralama, ölçüm yapma, problem çözme ve analiz etme gibi kavramları, bunlarla ilişkili becerileri ve matematiksel düşünme becerilerini kazanması çevreyle, toplumla ve kendisiyle kuracağı ilişkilerdeki uyum açısından gereklidir. Değişen dünyamızda, matematiği anlayan ve matematiği yapanlar, geleceğini şekillendirmede daha fazla seçeneğe sahip olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Matematiğin zihinsel ve düşünsel gelişime olumlu katkıları, çocukların ve gençlerin matematikten korkmamasının ve sevmesinin akademik başarıyı olumlu yönde etkilediği bu konudaki tüm araştırmaların ortak sonucudur. Öğrencilerin birçoğu hata yapma korkusuyla matematik etkinliklerinden uzak durmaktadır. Matematiği öğrenmenin zorluğu matematiğin kendi yapısından olduğu kadar, ona karşı geliştirilen önyargı ve korkulardan da kaynaklanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılan araştırmalar ülkemizde matematik korkusunun, matematik başarısını düşürmekte olduğunu, aynı zamanda düşen başarının da matematikten daha uzaklaşmaya yol açtığını göstermektedir. Bu korkuyu yenmek için matematiği sevdirecek, daha kolay anlaşılmasını sağlayacak yöntemlerin kullanılmasına ihtiyaç doğmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyoruz ki ülkemizde bireyin geleceği sınavlarla belirlenir. Matematik sorularının yukarıda saydığım tüm nedenlerden ötürü öğrenciler tarafından daha az çözülmesi, &amp;nbsp;sınavlarda matematik sorularının dolayısıyla da matematik dersinin belirleyici olmasına yol açmaktadır. Bu durum matematiği zayıf olan bir öğrencide derse karşı kaygı oluşmasına neden olur. Aile ve sosyal çevre de gelecek kaygısını, dolayısı ile matematik dersine duyulan kaygıyı körükler. Hep tanık olmuşuzdur, öğrenciye derslerinin durumu ile ilgili sorulan sorularda ilk sırayı matematik alır. Matematikte başarılı ise öğrencinin başı okşanır, değilse pek onaylanmaz ve daha çok çalışması vurgulanır. Bu durum; dersin gereğinden fazla önemsenmesine neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okullarda ise özellikle ilköğretimde somut işlemler dönemindeki öğrencinin soyut kavramlarla karşılaşması onun konuları kavramasını zorlaştırır. Bu yüzden soyut kavramların yeterince somutlaştırılamaması, öğrencinin konu öğrendiği konuların bilgi düzeyinde kalmasına, kavrama ve uygulama düzeyine geçememesine neden olacaktır. Bu durum öğrencinin, zihin yapısı içinde problem çözme becerisini geliştirememesine neden olacak ve öğrenci zorlu matematik konularına korku ile yaklaşacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki, çocuklarımızı matematik korkusundan kurtarmanın bir yolu yok mudur? Bu korkunun önüne geçmek için öncelikle korkunun sebeplerini ortadan kaldırmak gerekir. Öğrencinin gerçekleştireceği başarılar, matematiğe karşı olumsuz deneyimlerinin izlerini ortadan kaldıracaktır. Öğretmenlerin dersi sevdirebilecek etkinlikler düzenlemesi, soyut kavramları somutlaştırarak anlatması, dersin verimli çalışma metotlarını öğretmesi ve öğrencinin olumsuz tutum sergilemesine yol açabilecek davranışlardan sakınması öğrencilerin derse karşı olumsuz tutumlarını olumluya çevirecektir. Aileler de öğrencinin kaygısını körükleyecek söylemleri bırakmalı ve ona destek olacak söylemleri kullanmalıdır. Ebeveynler çocuklarına matematik dersinden başarılı olabileceğini belirterek onları yüreklendirmelidir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, ailece yapılan eğitimlerin çok daha verimli olduğunu göstermektedir. Velilerin bilinçli yardımı ve desteği, baskıdan uzak ancak sıkı takibi, öğretmeni ile ilgili işbirliği sayesinde öğrencinin matematikteki başarısı daha kolay ve kalıcı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir bilgenin yanına genç bir çocuk gelir ve “Ben adam olabilir miyim?” diye sorar. Bilge de ona adam olması için üç diploması olması gerektiğini söyler. Bu cevabı alan genç oradan ayrılır. Yıllar sonra üç diplomayla bilgenin yanına gelir. Aldığı üç diplomayı göstererek “Şimdi adam olabilir miyim?” diye sorar. Genç adamın elindeki diplomaları inceleyen bilge “Hayır.” cevabını verir. Gencin “Neden?’ sorusuna bilge adam “İstediğim üç diploma, dedenin, babanın ve senin aldığın üç diploma olacaktı” der. Bilgenin dediği gibi çocuklarımızın ve torunlarımızın daha iyi gelişmesi bizim gelişmemizle çok yakından bağlantılıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında matematik korkusunun kaynağı büyüklerimizdir. Onlar da matematik ilgili bu yanlış düşünceleri büyüklerinden almışlardır. Eğer eğitimciler olarak bu yanlışları düzeltmezsek aynı zararlı ve yanlış düşünceler çocuklarımız ve torunlarımıza bir miras olarak geçecektir. Bu durum giydiğimiz bir ceket, pantolon veya düğmeli bir elbisenin düğmesini yanlış iliklemeye benziyor. Eğer ilk düğmeyi yanlış iliklersek diğer düğmeleri de otomatikman yanlış iliklemiş oluruz. Bu durumu düzeltmek için bütün düğmeleri söküp tekrar ilk düğmeyi iliklemek gerekir. Ancak bu yapıldığı zaman matematiğin aydınlık yüzü ile karşılaşacağız. Bunun sonucunda matematiğe yeniden merhaba diyeceğiz. Bu yüzleşme ile çocuklarımızın ve torunlarımızın matematikle barış ilan etmelerini sağlayacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emel UYSAL&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-5583364640652520718?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/04/matematik-kaygsn-yenmek-mumkun-mu.html</link><author>tarikguven@gmail.com (Karanlık)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-5409617136938454047</guid><pubDate>Sun, 25 Apr 2010 01:45:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-04-24T18:47:21.858-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Çocuk Egitimi</category><title>Alan Seçimi Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli?</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.sde.ct.gov/sde/lib/sde/images/deps/ae_graduate1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://www.sde.ct.gov/sde/lib/sde/images/deps/ae_graduate1.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alan Seçerken Öğrencilerin Kendine Uygun Olanı Tercih Etmesinin ve Meslek Seçimini de Bu Dönemde Yapmasının Başarısına Katkısı Büyük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversitede sayısal bir bölüme mi yoksa sözel bir bölüme mi gideceğinize lisenin 9. sınıfında karar vermek durumundasınız. Hangi kulvarda koşacağınız noktasında kendinize uygun olanı tercih etmek sizi daha başarılı yapacaktır. Üniversite için alan seçimi yaparken mesleğinizi de belirlediğinizi unutmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alan seçimi, üniversite hazırlık sürecinin en önemli kilometre taşlarından biridir. Sınıf geçme yönetmeliği gereğince her öğrenci 9. sınıfın sonunda istediği bir alanı seçmekte ve bir anlamda üniversite maratonunda, "hangi kulvarda koşacağına" karar vermektedir. Öğrencinin seçmiş olduğu bu kulvarın "kendisine uygun olması" üniversite sınavında daha başarılı olmasını sağlarken, yanlış kulvar seçmesi de üniversiteyi kazanmasını zorlaştırmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alan seçimi yaparken nelere dikkat edilmeli?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle tercih edeceğiniz alanın, gelecekte seçmeyi düşündüğünüz mesleğe uygun olması gerekir. Sözgelimi tıp fakültesini tercih etmek istiyorsanız "fen alanını", hukuk okumak istiyorsanız "Türkçe-Matematik" alanını seçmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seçtiğiniz alan, bir bakıma gelecekteki mesleğinizi de belirlediğinden dolayı ilgi ve kabiliyetlerinizin yanı sıra kişilik yapınıza da uygun olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alan seçimi yaparken "kendi yeterliliğinizi" göz önünde bulundurmalı ve gerçekçi davranmalısınız. Örneğin sayısal dersleriniz çok iyi olmadıktan sonra tıp fakültesi kazanma ümidiyle fen alanını seçmeniz pek mantıklı bir tercih olmayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrencinin yanlış alan seçmesinin sebepleri nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alan seçimi hakkında yeterli bilgiye sahip olmamak: Yanlış alan seçiminin en önemli sebebi "bilgisizliktir". Öğrencilerin "alan seçiminin mantığını" yeterince kavramadan kulaktan dolma bilgilerle hareket etmesi, çoğu kez kendilerine pahalıya mal olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrencinin "kendi yeterliliğini" gerçekçi bir şekilde değerlendirmemesi: Bu sorun daha çok "fen alanını" tercih edenlerde gözlenmektedir. Bu öğrenciler sayısal derslerde yeteri kadar başarılı olmadıkları halde, sayısal puanla öğrenci alan bir fakültede okuma ümidiyle ısrarla fen alanını tercih ederler. Oysa bu durumda öğrencinin mantıklı davranıp başarılı olabileceği başka bir alana yönelmesi gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne ve babanın beklentilerinin öğrenciyi yanlış alana yönlendirmesi: Bazı ebeveynler, çocuklarının istedikleri alana gitmesine müsaade etmeyip kendi istedikleri alana yöneltirler. Aslında bu durum, ebeveynin zamanında gerçekleştiremediği hedeflerini kendi çocuğunda görmeyi istemesinden kaynaklanmaktadır. Halbuki bu süreçte ebeveynin kendi beklentilerine ters düşse bile çocuğunun seçimini onaylaması ve ona destek vermesi gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaş grubunun etkisi: Bazı öğrenciler "kendilerine uygun" olan alanı seçeceği yerde, arkadaş grubunun seçtiği veya kendisine önerdiği alanı seçerler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanlış düşünce kalıplarının olumsuz etkisi: Toplumumuzda başarılı öğrencilerin "fen alanını", başarısız öğrencilerin de "Türkçe-matematik" veya "sosyal bilimler" alanlarını tercih ettiği kanaati vardır. Sayısal alanların yüceltilip diğer alanların horlandığı bu düşünce tarzının etkisiyle, öğrenci sayısal alanda başarılı olamayacağı halde fen alanını seçebilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EgitimGazetesi.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-5409617136938454047?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/04/alan-secimi-yaparken-nelere-dikkat.html</link><author>tarikguven@gmail.com (Karanlık)</author><thr:total>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7721635366411438812.post-5376317908118621148</guid><pubDate>Sun, 25 Apr 2010 01:43:00 +0000</pubDate><atom:updated>2010-04-24T18:43:22.006-07:00</atom:updated><category domain='http://www.blogger.com/atom/ns#'>Matematik Haberleri</category><title>Alman Matematik Öğretmenleri Yetersiz</title><description>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.personal.psu.edu/anb5027/blogs/di_block/math_teacher2%5B1%5D.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="304" src="http://www.personal.psu.edu/anb5027/blogs/di_block/math_teacher2%5B1%5D.gif" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Arial; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Almanya'da farklı okullarda matematik dersi veren öğretmenlerin bu konuda farklı düzeylere sahip oldukları belirlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Humboldt Üniversitesi tarafından yapılan "Matematik dalında öğretmen eğitimi ve gelişimi çalışmaları" adlı bir araştırmanın sonuçları Deutche Welle?de yayınlandı. Araştırmaya 17 ülkeden akademik eğitiminin son aşamasına gelmiş 20 binden fazla öğretmen adayı katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırma sonuçları, Almanya'daki matematik alanında özel eğitim almış olan ilkokul ve lise öğretmeni adaylarının alan bilgisi ve pedagojik açıdan daha başarılı çıktı. Ancak, matematik alanında özel eğitim almamış olan ve bunun yerine genel öğretmenlik eğitimi almış adayların matematik alandaki bilgilerinde büyük eksiklikler saptandı. Genel öğretmenlik eğitimi alan bu kişilerin, eğitmenlik yaşamlarında çoğu kez matematik dersi de vermek durumunda kaldığı belirlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Humboldt Üniversitesi'nde eğitim araştırmacısı olarak görev yapan Sigrid Blömeke bu öğretmenlerin çoğu kez öğrencilerine verdikleri matematik problemlerini kendileri çözmeye çalıştıklarında zorluk yaşadıklarını bildirdi. Blömeke bu şekilde başarılı bir matematik eğitiminin verilmesinin de mümkün olmadığını vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmaya katılan 17 ülke arasında en yüksek başarı oranı Singapur, Rusya ve Norveç'te çıktı. Alman ve Amerikalı matematik öğretmenleri ise sıralamada ortalarda yer aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alman öğretmenlerin dünya ortalamasının çok üzerinde bir yaşta göreve başladığı ortaya çıktı. Dünyada öğretmenliğe başlama yaşı ortalama 24 iken, Almanya'da öğretmenliğe başlama yaşı 30'a yükseldiğine dikkat çekildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7721635366411438812-5376317908118621148?l=www.matematigisevdirenadam.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://www.matematigisevdirenadam.com/2010/04/alman-matematik-ogretmenleri-yetersiz.html</link><author>tarikguven@gmail.com (Karanlık)</author><thr:total>0</thr:total></item></channel></rss>