Toplumumuzda genel kanaat, matematik dersi iyi ve anlıyorsa bu çocuk zekidir, anlamıyor ve severek çalışmıyorsa geri zekalıdır gibi bir düşünce hakimdir. Eğitim sistemimizdeki dengesizlikler ve yanlış uygulamalar da bu kanıyı destekler nitelikte işler. Üniversitelere girişte bile birçok bölüm sayısal ağırlıklı puanlar ister. Sınıf ve anasınıfı öğretmenlikleri, hukuk, fen-edebiyat fakülteleri mesala eşit ağırlık puanları ile öğrenci alır. İşi sadece yasaları kanunları ezberleyip uygulmak olan hukuk fakültelerinin eşit oranda sayısal istemeleri yani illa matematik bilmesini istemesi çapraşık bir olay.
Okullarda çocuk okuma yazmaya geçtikten sonra öğretmenide kendisi de matematikle cebelleşir durur. Okula yeni başlayan 6-7 yaşındaki çocuk soyut ve somut kavramlar kargaşası yaşarken birden bire bu kargaşanın ortasına matematik gibi hem somutlaştırılabilen hemde soyut kavramlarla yüklü bir ders çıkar karşılarına. Çocuk sayıları, matematik ifadelerini (8 elmam vardı, 7 tane de babam verdi toplam kaç elmam olur? ) Ortada elma falan yokturdur. Hayal dünyası geniş olan çocuk: -Benim ne zaman 8 elmam vardı? Hem niye 8 elma? Evdeki elmaların hepisini annem niye bana vermiş? Bizim 8 tane elmamız yoktu ki? Babam o, 7 tane elmayı nerden bulmuş? Niye bana veriyor? Annem kızmaz mı? Hem 7 ne kadardı, 8 ne kadardı? 7 mi çoktu 8 mi?
İster inanın, ister inanmayın ama çocuk denen bu harika varlıklar gerçekten böyle düşünüyor. Elmalar çocuğun önünde olsa sayacak ama ortada elma falan yok.Tabi istediği cevabı alamayan öğretmen de olduğu yerde zıplıyordur.Tam da bu sıralarda gelişir çocuğun matematik dersinden korkuları. Zekanın çeşitlerinden habersiz, anne baba, evde habire matematik sorularıyla çocuğunun zekasını ölçmeye çalışır. Çocuk ya zeki, kafası çalışıyor damgası yer ya da çocuğa gerizekalı teşhisi konulur. Gerizakalı teşhisi konan çocuk bir daha matematiği sevmeyecektir ve o derste asla başarılı olamayacaktır.
Ülkemizin adını duyuran, önemli eserler veren, zeka ve yetenekleri tescillenen ünlü isimleri düşündüğümüzde, içlerinden matematikle başarı kazanmış olanların sayısının azlığı farkedilecektir.
Toplumumuzda genel kanaat, matematik dersi iyi ve anlıyorsa bu çocuk zekidir, anlamıyor ve severek çalışmıyorsa geri zekalıdır gibi bir düşünce hakimdir. Eğitim sistemimizdeki dengesizlikler ve yanlış uygulamalar da bu kanıyı destekler nitelikte işler. Üniversitelere girişte bile birçok bölüm sayısal ağırlıklı puanlar ister.
KAYNAK : http://www.saglikveegitim.com
0 yorum:
Yorum Gönder