Bir Söz Nelere Bedel

0 yorum

 Hocam Cemil Güzey'in anlattığı öykü söz ve sözün geçerliliği üzerindeki inancımı pekiştirdi ve beni bu konu üzerinde bir yazı yazmaya teşvik etti. Öykü kısaca şöyle: "Bürosunda evraklarını karıştıran avukatın kapısı çalar. Avukat yerinden doğrulur ve kapıyı açar. İçeri giren genç bir adamdır, elindeki çiçekleri avukata verir ve "ben avukat... hani cezaevinde bizi ziyaret etmiştiniz de, bana "sen eğitimine devam edersen, büyük bir adam olabilirsin, bunu başarabilirsin..." demiştiniz. O güne kadar kimse bana güzel bir şey söylememişti, bu söz beni çok onura etti, sevindim, mutlu oldum ve üzerinde uzun uzun düşündüm. O günden sonra, sizin bana inandığınız gibi ben de kendime inandım ve yarıda bıraktığım eğitimime devam etmeye karar verdim. Okula başladım ve derslerime çok çalıştım. O söz beni her zaman motive etti ve büyük bir gayretle okulumu bitirdim, sizin gibi hukuk fakültesine girdim. Böyle bir bölüme girmeyi başarmış olmam beni güçlendirdi ve kendime olan güvenimi geliştirdi. Çok çalıştım, okulu bitirinceye kadar bir çok zorluklar geçirdim ama nihayet mezun oldum.  Artık bir avukatım, başarımı ve mesleğime olan güvenimi sağlamada sizin o sözünüz bana kılavuzluk etti. Çok teşekkür ederim"

Bu yaşam öyküsünü dinlediğimde, sözün hayatımızda ne kadar da önemli olduğunu ve bizi yönlendiren, harekete geçiren, ideallerimizi biçimlendiren sözlerin kalıcı gücünü düşündüm. Hayat boyu , olabilirsin, yapabilirsin, sende şu yetenekler var, iyi insan, iyi Müslüman, çalışkan insan, düzenli cömert kişi, ya da kötümser, başarısız, merhametsiz, kendini bilmez, tembel, asabi, miskin,... sözcüklerini ne kadar çok işitmiş ve iç dünyamızda yer vermişiz..

Devamını Oku.. Read full story

Korkulu Rüya Matematik

0 yorum

Ortaokul yıllarında matematik öğrentmenimizin sürekli dayak atması nedeniyle bu dersten çok ama çok soğumuştum.Matematik dersine karşı bir ön yargım oluşmuştu. Ben bu dersi hayatta geçemem ve başaramam diye. Taki bu durum yazdığım  olaya kadar öyleydi.

Yıl 1981 Kasım ayı muhasebe bölümü 5B sınıfında okuyuyoruz.  Dersimiz matematik ve hocamız Mustafapaşa'lı Hulusi Tümtürk. (yaşıyorsa Allahtan uzun ömürler, ölmüşsse rahmet diliyorum) Konumuzu tam hatırlıyamıyorum ancak şu formülü hala hatırlıyorum. "b2+4ac". Hocamız tahtaya bir soru yazdı ve bu soruyu kim çözecek bakalım dedi. Tabi sınıfta bir yada iki ve hep aynı kişiler parmak kaldırılmıştı. Sanıyorum diğer öğrencilerinde derse katılımını sağlamak için "bugün ayın kaçı çocuklar dedi, bizlerde ikisi hocam dedik. Öyleyse sınıf listesinin ikinci kişisi tahtaya çıksın bakalım" dedi. ''Eyvah!'' dedim bu kişi benim. İçime cız diye bir korku salındıki sormayın elim ayağımın dermanı kesilmişti.


Devamını Oku.. Read full story
 
  • Matematik Eğitimi

    "Matematik eğitimi üzerine derlenen güzel yazılar "


  • "Öğrencilerin korkulu rüyası çarpım tablosunu kolay öğrenme ve öğretme üzerine yazılar"
  • Çocuk Eğitimi

    "En değerli varlıklarımız: Çocuklarımız..
    Çocuk eğitimiyle ilgili seçme yazılar"


  • "Yolu okuldan geçen herkesin matematikle ilgili bir hatırası vardır. Matematikle Barışıyorum kitabı okurlarının mektuplar ve internetten seçme matematikle barış yazıları"